Bugün: 20.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • YENİ MECLİS BİZİ NE KADAR TEMSİL EDİYOR?

YENİ MECLİS BİZİ NE KADAR TEMSİL EDİYOR?

Yerel seçim sonrasında oluşan belediye meclisinin Gökçeadalıları yeterince temsil etmediği iddia ediliyor. Bence kimin nerede doğduğu, etnik kökeninin, dininin, mezhebinin ne olduğu hiç önemli değil.


 

 Konu; Erhan beyin yeni oluşan belediye meclisinin Gökçeada’yı temsil kabiliyetiyle ilgili açıklamaları. Erhan Özdenoğlu Ak Parti Yönetim Kurulu Üyesi ve Yerel Yönetimden Sorumlu İlçe Başkan Yardımcısı. Erhan beyin söylediklerine itirazım var ancak bu itirazlar öncesinde bir ön bilgi vermek istiyorum. Erhan beyi oldukça iyi tanırım. Vaktim olduğunda yanına uğrayıp çayını içtiğim ender insanlardan biridir. Dolayısıyla buradaki konu asla ve asla kişisel değil. Ancak adalılık bilinci ve hemşehrilik bağı gibi konularda zaman zaman yazılar yazıyorum ve de bu noktanın hepimiz açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Konunun iyice tartışılması gerektiği kanaatindeyim. 


Erhan bey son yerel seçimde oluşan meclis yapısını eleştirmiş ve şöyle demiş, “Bu dönemde belediye meclisinde 6 Çanakkaleli, 3 doğu kökenli, 1 Karadenizli üye var. Böylece Gökçeada’da yaşayan halkımızın temsil hakkı ve isteği göz ardı edilmiştir. Adada yaşayan 600 Çanakkalelinin 6 meclis üyesi varken, aynı sayıdaki doğulu kardeşlerimin 3 meclis üyesi bulunmaktadır. Çanakkaleliler kadar seçmene sahip Karadenizliler ise 1 meclis üyesi çıkarmıştır. En çok seçmene sahip Anadolu grubu denilen kesim 1500 oylarına karşılık hiçbir meclis üyesi çıkaramamıştır” demiş. Bunu okuduğum zaman ülke kantonlara veya eyaletlere bölündü de benim mi haberim olmadı, diye düşündüm. Sanki ülkenin her bir bölümü ayrı bir cumhuriyet ilan etmiş de hepimiz farklı nüfus cüzdanı taşıyormuşuz, dolayısıyla da seçilenler bizi temsil etmiyor gibi bir algı ortaya çıkıyor. Daha iyi anlaşılması için sanki meclise 6 Çinli, 3 Nijeryalı, 1 de Eskimo girmiş, dolayısıyla da biz dışarıda kalmışız gibi bir durum ortaya çıkıyor. 


Benim bildiğim kadarıyla burası halen üniter bir devlet ve de vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes bu vatanın bir parçası. Kısacası kimin nerede doğduğu, etnik kökeninin, dininin, mezhebinin ne olduğu hiç önemli değil. Önemli olan, Gökçeada özelinde ifade edecek olursak, seçilen kişilerin adaya ve ada halkına ne kadar iyi, doğru ve adil yaklaşacağı. Önceki yazılarımda sözünü ettiğim adalılık bilinci tam da burada devreye giriyor. Kendimizi sadece etnik veya dini aidiyetlerle sınırlarsak adamızda bütünlüğe ve de adalılık bilincine kavuşmamız, dolayısıyla da yaşadığımız yere sahip çıkmamız mümkün değil. Çünkü önceliğimiz sadece kendimiz gibi olanların çıkarları olur. Ancak bir bütün olarak adayı ve adalıları temel alırsak çok daha üst bir noktada birleşir; mutlu, huzurlu ve de güvenli olarak hep birlikte yolumuza devam ederiz. Bu bakış açısının sadece seçilmiş başkan ve meclis üyelerinde değil, adamızda yaşayan herkeste olması gerekir. Bu bağlamda Erhan beyin sözlerinin maksadını aştığını düşünüyorum. Konuyla ilgili söyleyecek sözünüz varsa adınız ve soyadınızla birlikte bana  yazarsanız, burada düşüncelerinizi paylaşmaya da hazırım.



ÜCRETLİ OTOPARKLAR MI GELİYOR?


Gökçeada merkezinde, daha önceki belediye başkanı döneminde, yol üzerinde araç bırakılabilecek bazı noktalar ücretli hale getirilmişti. Şimdi de merkezdeki diğer otoparkların ve de yeni yapılacak olanların ücretli olacağı konuşuluyor. Gerekçe ise belediyenin gelire ihtiyacı olmasıymış. Ben de dahil olmak üzere herkesin ve de her kurumun gelire ihtiyacı var ama kaynak yaratırken bence biraz daha iyi düşünmek gerek. Buraya gelen turist büyük kentlerden kaçıp kafa dinlemeye geliyor. Büyük kentlerdeki en büyük sorunlardan biri aracınızı bırakacak bir yer bulmak ve de bu yerlerin hepsinin ücretli olması. Dolayısıyla tatile gelip de aynı sorunla karşılaşan kişilerin adamızdan çok da memnun kalmayacaklarını düşünüyorum. Benim önerim Gökçeada ve Kabatepe limanlarından gemi için bilet kesilirken, belediye için de küçük bir fiş kesilip örneğin 1 TL gibi bir para tahsil edilmesidir. Böylece hem otoparklarda görevlendirmek için ekstra görevliye gerek kalmaz hem de durum biraz daha sempatik olabilir.



EŞELEK’TE YEŞİL ALANLAR ÇÖLLEŞTİRİLİYOR


Eşelek köyü adamızın konum itibarıyla en güzel köylerinden biri. Bu köyde yaşayan Turgay Bozalan da tam bir çevre sevdalısı. Yeşili, doğayı, kaktüsleri ve de kedileri çok seviyor. Turgay bey son zamanlarda Eşelek’te yapılan uygulamalar konusunda çok üzgün. Köyün üç büyük yeşil alanındaki çiçek, bitki ve otların ilaç sıkılarak yok edilmesi konusuna isyan ediyor. Turgay bey, “Komşularım, bir yandan arılar yeterince bal yapmıyor diye yakınıyor, diğer yandan da rengarenk çiçekler açan yeşillikler öldürülüyor. Bu tam bir doğa katliamı. Yaşadığımız çevreye daha duyarlı olmalıyız” diyor. Bu arada köy ve çevresinde yaşayan kimsesiz hayvanların kimi olmaya çalıştığını, dolayısıyla da artık yiyecek verebileceklerden ve de bu hayvanlara arazisinin bir bölümünü açabileceklerden yardım bekliyor.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1345