Bugün: 22.02.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • TEMİZİM, TEMİZSİN, TEMİZ PEKİ YA GÖKÇEADA?

TEMİZİM, TEMİZSİN, TEMİZ PEKİ YA GÖKÇEADA?


Zaman zaman Sağlık Bakanlığı çeşitli kampanyalar düzenleyerek ellerimizi düzenli olarak yıkamamız ve kişisel temizliğimize dikkat etmemiz konusunda bizi uyarıcı kamu spotları hazırlıyor. Çok da iyi yapıyor. Ancak kişisel hijyen kadar başkalarının da hijyen konusunda hassas olması gerekiyor. Öyle meslekler var ki toplum sağlığının korunması konusunda bu meslek sahiplerinin çok çok dikkatli olması gerekiyor. Bu mesleklerin başında da aşçılar geliyor. Çünkü hepimiz hemen her gün değişik lokantalarda yemek yiyoruz. Kişisel temizliğimize ne kadar dikkat ederset edelim, temizliğe, hijyene değer vermeyen ya da bu konuda dikkatsız davranan esnaf ciddi bir şekilde sağlığımızla oynuyor. Hijyen, temizlik problemi sadece bugünün konusu değil aslında. İnsanoğluyla birlikte hijyenin önemi de kavranmış. Doktor otomobillerinin camlarında yapışık bir amblem görürsünüz. Bu amblem bir değneğe sarılmış yılan figürüdür. Bu figür Eski Yunan`da sağlık tanrısı olan Asklepios`un simgesidir. Bu simge günümüze kadar ulaşmış ve de halen tıp doktorları tarafından kullanılmakta. Ancak tıbbın sadece hastalıkları iyileştermek olmadığını yüzyıllar öncesinden insanoğlu keşfetkiş. Yine Eski Yunan`da Asklepios`un bir kızı var. Adı Hygieia. Bu isim yıllar içerisinde dilimize hijyen olarak yerleşmiş. Babasının iyileştirme temalı mitolojik görevini Hijyen koruma temalı olarak gerçekleştirmekteymiş. Halen çağdaş sağlık anlayışında koruyucu sağlık hizmetleri, tedaviden önce geliyor. Hijyen de bu koruyucu sağlık sisteminin önemli bir parçası. Geçtiğimiz günlerde bir grup tatilci adamızı ziyaret etmiş. Değişik lokantalarda yemek yemiş, otellerde kalmış, kafelerde oturmuş, alışveriş yapmış. Güler yüz, konukseverlik, kibarlık, ilgi, lezzet konularında herhangi bir sorun ile karşılaşmamışlar ancak hijyen konusunda adamızı çok eksik bulmuşlar. Sadece yeme içme mekanlarını değil sokaklarımızı, konaklama yerlerimizi, diğer dükkanların çoğunu anlayacağınız hemen her yeri çok kirli bulmuşlar ve bu konunun dile getirilmesi konusunda bana ricada bulundular. Elbette yaşadığımız çevreyi kanıksayan biz, çevremizde gelişen tehlikeleri fark edemeyebiliyoruz. Göre göre alıştığımız kirlilikler bize sanki doğalmış gibi geliyor. Oysa dışarıdan gelenler bu konuda ciddi eksiklerimiz bulunduğunu bize söylüyorlar, bizim de yüzümüz kızarıyor, utanıyoruz, niye böyleyiz diye kendi kendimize üzülüyoruz. Şikayetler artınca hijyen konusunda Gökçeada Halk Eğitim Merkezi kolları sıvamış. Yakında ayırd etmeden tüm esnafa hijyen kursu verilecekmiş. 7 saatlik bu kursa herkesin gitmesi zorunlu olacakmış. Konu gerçekten çok önemli. Gözümüzden kaçan bazı küçük noktalar birleşerek ciddi bir şekilde sağlığımızı tehdit ediyor. Bu nedenle Halk Eğitim`den daveti aldığımızda, kursa gitmeyi ihmal etmeyelim. İnsan sağlığını yakından ilgilendiren hijyen konusunda da kursu beklemeden hepimiz kafa yormaya başlayalım. Unutmayın sağlıklık bir yaşam hepimizin hakkı.
BEN OYUMU KİME VERECEĞİM?
Hijyen konusu gerçekten de çok önemli. Sağlıklı bir yaşamın kaynağı temizlikten geçiyor. Yollarımız, evlerimiz, dükkanlarımız, lokantalarımız, hastanelerimiz, okullarımız, sularımız, konaklama mekanlarımız ne kadar temiz olursa biz de o kadar sağlıklı olacağız. Hijyen, insanların kişisel özenlerine terk edilemeyecek kadar ciddi bir konu. Hijyen konusuna önem veren, yediğimizi içtiğimizi denetleyen, bunu gerçekten halk sağlığı için yapılmasını sağlayan kişi benim oyumu alacak. Yoksa bu konuyu sadece kontrol ediyormuş gibi yapan veya hijyen konusunu beğenmediklerine ceza kesme vesilesi olarak gören lider benim oyumu alamayacak.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1101