Bugün: 26.05.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • SİNTİNEYE KARŞI NEDEN ORTAK AKIL ÜRETEMİYORUZ?

SİNTİNEYE KARŞI NEDEN ORTAK AKIL ÜRETEMİYORUZ?


Ülkemizin diğer köşeleri gibi Gökçeada da çeşitli çevre felaketleriyle yüz yüze. Kısa vadede çevresel anlamda en büyük sorunumuz Kuzulimanı’nda kurulması planlanan sintine atığı arıtma tesisi. Neden sintine istemediğimizi bir kez daha herkese hatırlatmak istiyorum.
Öncelikli sebep;  sintine atığı arıtma tesislerinin dışarıya berbat bir fosseptik kokusu veriyor olması.  Ardından hemen diğer nedenleri sıralayayım;  tesisin görüntüsü rezalet, yakın çevresindeki denizi harap ediyor.  Tüm zorluklarına karşın biz Gökçeadalıların burada yaşamayı tercih etmiş olmamızın en önemli sebebi, adamızın çevresel standartlarının insana yakışır ölçülerde bulunması. Temiz su, temiz toprak, temiz hava, biz adalılar için bundan büyük hazine yok. Bu tesisi inşa etmek isteyenlere bir soru sorayım; siz fosseptik kokularının uçuştuğu, denizi kirlenmiş bir adada yaşamak ister misiniz? Cevap vereyim, istemezsiniz. Elbette biz de istemeyiz.  
Gökçeadalıların doğal yaşam ortamlarını korumak istemelerinin yanında, sintineye karşı çıkmamızın bir başka sebebiyse, böyle bir tesis Kuzulimanı`na kurulduğunda adamızın zaten zor durumda olan ekonomisinin iyiden iyiye bozulacak olması. Çünkü temel gelirimizi turizmden elde ediyoruz. Adamıza ziyarete gelen konuklar daha adamıza yanaşırken bu çirkin yapıyı görecekler, ardından bozulan denize şahit olacaklar, gemiden inerken de fosseptik kokusunu ciğerlerine çekecekler. Bu tesisi inşa etmek isteyenlere soruyorum; siz olsanız böyle bir yerde tatilinizi geçirir misiniz? Yoksa bir sonraki gemiyle derhal adayı terk mi ederseniz? Sizin yerinize ben cevap vereyim: ben olsam en kısa sürede adadan kaçarım. Böyle bir durumda adada yaşayanlar, üretenler, çalışanlar varlıklarını nasıl sürdürecekler? Böylesine berbat bir merhabayla Gökçeada`nın yaz mevsiminde gelen konuklarına sempatik görünme şansı sıfırdır.  Dolayısıyla da doğası bozulmuş, ekonomisi sekteye uğramış bir adada hiç birimizin varlığımızı sürdürme şansımız bulunmuyor. Adamızın doğasının korunabilmesi, emeklerimizin boşa gitmemesi,  için hepimizin birlikte çalışması şart.
Başlangıçtaki hedef sintine atığı arıtma tesisi inşasıysa nihai hedef nedir? Umarım aklıma gelenler başımıza gelmez.
SİNTİNEYİ GERÇEKTEN İSTEMEYEN KAÇ KİŞİYİZ?
Moralimizi bozan tüm bu gözden geçirmeden sonra, geleceğe bakalım diyorum. Şu anda sintine inşa edilmemiş olduğuna göre, bu çevre felaketiyle baş başa kalmamak için bir an önce ortak akıl üretmemiz gerekiyor. Geçen hafta bir çağrıda bulundum.  Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin, Gökçeada Belediye Meclis Üyesi Avukat Sedat Sel, bize yasal itiraz yolları göstermeli ve de önderlik etmeli dedim.  Tüm sivil toplum kuruluşlarını daldıkları derin rüyadan uyanmaları konusunda uyardım. Kimseden ses seda çıkmadı. Benim incelediğim olaylarda eğer bir bölgede çevresel bir sorun çözülmüşse, bunun sebebi tamamıyla o yörede yaşayanların ortak hareket etmiş olması. Elbette toplumlar durduk yerde ortak hareket etmiyor. Onları yönlendiren, bir araya gelmelerine sebep olan kişiler bulunuyor. Toplumsal karşı çıkışların iki ayağı bulunuyor, ilki yargıya doğru zamanda doğru biçimde başvurmak. İkincisi de toplumsal muhalefeti bir araya toplayarak yaratıcı eylemler yapmak. Yasal prosedürün sürdürülebilmesi için iyi bir avukat, eylemsellik için de çoğunluğun güvendiği bir önder gerekiyor, mesela yeni seçilmiş bir belediye başkanı gibi. Gökçeada’ya baktığım zaman bu saydıklarımın hepsinin olduğunu görüyorum ama nedense helva yapacak kimse yok. Durum böyle olduğu zaman da kendi kendime sormadan edemiyorum; acaba Gökçeada’da sintine atığı arıtma tesisi olmasına gerçekten karşı çıkan kaç kişiyiz? Belediye Başkanımız karşı mı? Belediye Meclis üyelerimiz karşı mı? Kaymakamımız karşı mı? Sivil toplum örgütleri karşı mı? Partilerin ilçe başkanları karşı mı? Toplumsal önderler karşı mı? Eğer karşıysanız bir an önce lütfen toplumsal muhalefeti harekete geçirin. Yoksa sintine tesisinin çirkin yapısı Kuzulimanı’na dikildiğinde ah, vah etmenizin hiçbir anlamı kalmayacak.



Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1000