Bugün: 26.05.2018

RUM İLKOKULU


Birlikte yaşamak uyum içinde ve mutlu. İnsana yakışır, onurlu bir yaşam. Değişik dillerin, farklı kültürlerin, ayrı anlayışların kendi ahengini oluşturması.Yazması kolay ama hayata geçirmesi güç ifadeler. Gökçeada’mızı küçük ölçekli Türkiye olarak kabul edersek adanın da işi çok kolay değil. Gökçeada’mız, çok dilli, çok kültürlü küçük bir Türkiye. Zaman zaman adamızın güzel doğasının tahrip edildiği, tabiat-insan dengesinin bozulduğu durumlar olsa da yine de çok güzel bir coğrafyada birbirimize uyum göstererek, sevgi ve saygı çerçevesinde birlikte yaşamaya gayret ediyoruz. Elbette adamız küçük ölçekli bir Türkiye olduğuna göre sorunları da bitmek bilmiyor demektir.

Bu sıkıntılardan bir tanesi de 49 yıldır adamızda bulunan Rum ilkokulunun kapalı olmasıydı. Elbette bundan 49 yıl önce tam olarak ne olduğunu, okulların kapatılmasıyla ilgili nasıl bir ihtiyaç duyulduğunu bilemesek veya bilsek ve de kavrayamasak da bugün artık kapalı olan Rum ilkokulumuz nihayet açılıyor. 444 sistemine göre; bir yıllık okul öncesi eğitim ve de ilk 4 yıllık eğitimi verecek olan Rum ilkokulu Zeytinliköy’de önümüzdeki ders yılında eğitime başlayacak.

Rum ilkokullarının açılması konusunda konuştuğum adalılar neredeyse ikiye ayrılmış durumda. Kimisi bu karara olumlu bakarken, kimisi de çeşitli gerekçelerle Rum ilkokulunun açılmasından rahatsızlıklarını ifade ettiler. Rum ilkokulunun açılması konusundaki en büyük muhalefet, bu okullarda ne okutulacağı konusundaki endişeler. Bazı adalılar, Gökçeada’da bu okullarda Türkiye karşıtı eğitim verilebileceği konusundaki endişelerini dile getirdiler. Dilim döndüğünce bu endişe konusu hakkında birkaç cümle kurmak istiyorum. Öncelikle bu okulların adının Rum ilkokulu olması müfredatlarının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirleneceği ve de teftişlerinin yine bu bakanlığın müfettişleri tarafından yapılacağı gerçeğini değiştirmez. Yani bu ilkokullarda okuyan çocuklar diğer okullarımızda okutulan derslerin aynısını okuyacaklar ancak derslerini Türkçe olarak değil Yunanca olarak görecekler. Bu okullarda öğretmenlik yapacak olan kişiler yine bu ülkenin evlatları arasından seçilip, atanacak. Dolayısıyla bu endişelerin öyle fazla bir anlamı da kalmıyor. Eğer Milli Eğitim Bakanlığı diğer okullarda yaptığı kontrolleri bu okullarda da yaparsa ortada rahatsızlık duyulacak bir konu da kalmamış oluyor. Rum ilkokullarının açılmasıyla ilgili diğer bir itiraz noktası ise adamızda bu okulun sıralarını doldurabilecek yeterli sayıda öğrenci bulunmadığı konusunda. Eğer yanlış bilmiyorsam Gökçeada’mızda 5 bin kişi yaşıyor, bunların 180 tanesini Rum komşularımız oluşturuyor. Bu Rum komşularımızın yaş ortalamaları ise ilkokula gitmek için hayli yüksek. Dolayısıyla Rum kökenli komşularımızın toplumumuza katacağı enerjiden yeterince faydalanamıyoruz. Rum ilkokullarının adamızda açılacak olması bence sadece Rum komşularımızın eğitim sorunlarının çözüldüğünü göstermiyor, aynı zamanda çok kültürlü yaşama isteğimizi simgelediği gibi birlikte yaşamaktan memnuniyet duyduğumuzun da bir göstergesi. Gelişen olaylara ve bizden farklı kültürlerdeki komşularımıza değişik açılardan bakmayı denersek aslında endişelerimizi de aşabileceğimizi görüyoruz. Rum ilkokulunun açılması demek adamıza genç Rum nüfusunun gelmesi demek, bu da toplumumuzda enerjinin de yükseleceğini gösteriyor. Çok yakınımızda bulunan Yunan adalarıyla, sanki bizden çok uzakmış gibi neredeyse bağlantısız yaşıyoruz. Oysa anakara kadar Yunan adalarıyla da aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Adamıza ilave olan güçle, çevre adaların enerjilerinden de yararlanabileceğimizi düşünüyorum. Gökçeada dışında yaşayan Gökçeadalılar, adamızın kültür elçileri olarak Yunanistan’ın ve hatta dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdalar. Toplumlar arasındaki bu yakınlaşmayla birlikte adamızda ortak bir sinerjiyle, büyük atılımlar bekliyorum.     

 

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2628