Bugün: 16.11.2018

ÖZGÜR MICIRLARIN ADASI


Gökçeada merkezindeki yolların bakımsızlığıyla ilgili geçen hafta bir yazı yazmıştım, kaderimize terk edildiğimiz için isyanlardaydım. Karayolları sanki sesimizi duymuş gibi merkez ve çevresindeki yollara el attı. Ne el atmak ama… Sistem şu; bir araç zemine zift döküyor üzerine başka bir araç da mıcır yayıyor. Ardından siz de bu zemin üzerinde ilerlemeye çalışıyorsunuz. Eğer otomobilinizle gidiyorsanız aracınız bol bol sarsılıyor ve de mükemmel bir gürültüyle ilerliyor. Tekerlekleriniz kusursuz bir biçimde aşınıyor, çok iyi patinaj yapıyor. Önde giden araçlardan hoplayarak ön camınıza konması muhtemel mıcır tanelerine önlem olarak bir eliniz daimi olarak ön cama dokunuyor, diğer eliniz elbette direksiyonda. Eğer vites değiştirmek istiyorsanız bir zahmet dişlerinizi kullanın. Bu sıcakta camınızı açmayı da ihmal etmeyin, ciğerlerinize mis gibi aracınızın çevresinde dolanan toz bulutunu çekersiniz. Bugünlerde Gökçeada merkez ve çevresinde dolaşan araçlar bir çeşit silindir vazifesi görüyorlar ve de bu araçların mıcırları zifte yapıştırması bekleniyor. Bu arada bu çalışma yapıldığı sırada hava durumuyla ilgilenilmediği için ertesi gün bir güzel yağmur yağıyor, bu sayede mıcırlar özgürlüklerini ilan ediyor. Sonuç; adamız özgür keçi ve koyunlardan sonra özgür mıcırlara ev sahipliği yapıyor.  Elbette araçların hız limitlerinin altında seyretmek durumunda kalması da halkımıza yapılmış ayrı bir hizmet oluyor. Eğer bu yollarda yaya olarak yürümek zorundaysanız apayrı bir keyif yaşıyorsunuz. Ayakkabınızın veya terliğinizin altında bu mıcırlar mükemmel yuvarlanıyor, ayaklarınıza bir yandan masaj yapılırken bir yandan da düz yolda dengede durmanın dayanılmaz saçmalamasını yaşama deneyimine kavuşmuş oluyorsunuz. Yanınızdan geçen her bir aracın etrafa savurduğu toz bulutu arasında bambaşka alemlere akıyorsunuz, yaz ortasında aksırıp tıksırmanın keyfine varıyorsunuz. Ara sıra araç tekerleklerinden fırlayan mıcırlar bacaklarınızı teğet geçiyor, ne kadar şanslı olduğunuzu düşünerek günün geri kalanına keyifle devam ediyorsunuz. Bol mıcırlı günler Gökçeada.


KUZULİMANI’NINDA ÇAMUR BANYOSU AYRICALIĞI

Zamanında Kuzulimanı’nda çok başarılı bir dere ıslah çalışması yapılmış. Görüntüsü zaten muhteşemdi. Son yağmurlarla birlikte sadece görüntüsüyle değil Kuzulimanı’na yaptığı katkıyla da hepimizi mutlu etti. Bu dere nasıl bir mantıkla ıslah edildiyse, yağan yağmurla birlikte boyut değiştirdi kendisini denizin kollarına bıraktı. Derede biriken çamurlar bir güzel Kuzulimanı’na yayıldı. Uzaktan baktığınız zaman Kuzulimanı plajı mavilikten vazgeçmiş “benim rengim kahve” diyor. Eğer ısrarcıysanız denize giriyorsunuz. Zemin mükemmel, sizi yumuşacık bir çamur üzerinde yürüme deneyimini yaşatıyor. Vıcık vıcık bir çamurda yürümenin size kazandıracağı mutluluk ve rahatlığın tadına varmak istiyorsanız derhal Kuzulimanı plajına koşun. Bulanık suya başınız ı sokmadan kulaç atmaya çalışmanın zevkine varın. Denizden çıktıktan sonra uzun uzun kaşınmanın tadına varın. Bu çamur elbette şifalı değil ama olsun siz ona şifalı muamelesi yapın, yapın ki kendisini kötü hissetmesin yerine bir güzel yerleşsin.  Ege denizinin kokusunun, renginin mutasyona uğrama ayrıcalığına erişmiş sahilinin keyfini çıkarın. Çünkü öyle her yerde böyle mükemmel bir denizi çamurhaneye çevirme becerisine tanıklık edemezsiniz.  Ardından isterseniz elinize bir fotoğraf makinesi alın çamur banyosunda tatilinizi nasıl güzel geçirdiğinizi görüntüleyin, sonra da sosyal paylaşım sitelerinde paylaşın. Böylece bu çamur banyosu keyfini herkes görsün, herkes adamıza gelsin belki bu yılki berbat turizm sezonuna artı bir değer katarsınız. Ben çamura yatmayın, bu deneyimi kaçırmayın derim.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1384