Bugün: 26.05.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • MÜJDELER OLSUN ARANAN KEÇİ BULUNDU

MÜJDELER OLSUN ARANAN KEÇİ BULUNDU


Gökçeada’da yaşayan herkesin anıları halen taptaze. 2 Mayıs’ta adamızda meydana gelen sel pek çok kişiyi derinden etkiledi. Biz de bu yağıştan bol miktarda etkilendik. Ben de tıpkı pek çoğunuz gibi selzedeyim. Şöyle bir düşünün. Tek başıma haftalarca uğraştım 7 bin kök bağın kış budamasını yaptım. Kışa hazırlık bordo bulamacını attırdım. Bağın çapası yapıldı, sürüldü. Anlayacağınız hem bol miktarda emek verdik hem de bir sürü masraf ettik. 2 Mayıs’ta yağan dolu sonrasında bağımız mahvoldu. Bu yaz tek bir salkım dahi üzümümüz olmayacak. Gelecek yıla bağımız kendini toparlayabilir mi, bilmiyoruz. Tarımla uğraşanlar, tarıma emek harcayanlar nasıl bir üzüntü, nasıl bir sıkıntı içinde olduğumuzu gayet iyi anlar. Tarımla uğraşmayıp da emek harcamanın ne olduğunu bilenler de halimizden anlarlar. On bir yıldır kullandığım Güzelcekoy yolu neredeyse yok oldu, bu yağışta. Bağımıza artık araçla ulaşamıyoruz. Aracımızı bir noktada bırakıyoruz, neredeyse 2 kilometre yol yürüdükten sonra varabiliyoruz.

BİR GEÇMİŞ OLSUNU ÇOK GÖRDÜLER

İki yıl önce dükkanımızı bir başka yerde açmıştık. Metruk bir yapıydı. Onardık, temizledik dükkan yaptık. Dükkan sahibimiz bu yıl başında dükkanımızı boşaltmamızı istedi. Haftalarca dükkan aradık.  Çok çok çok üzüldük. Nihayet küçücük de olsa bir dükkan bulduk. Masraf ettik, kendimize uygun hale getirdik. Anlayacağınız zaten sınırlı olan kazancımızı bağın bakımına, dükkan bakımlarına harcadık durduk. Ama önemsemedik çünkü sevdiğimiz işi yapıyorduk, gerçekleştirmek istediğimiz hayallerimiz vardı. Sonra 2 Mayıs geldi. Önce bağımız için harcadığımız tüm emek ve paralarımız boşa gitti. Dükkanımız iki karış çamurla doldu. Dolaplarımız, bilgisayarlarımız bozuldu. Şişelerimiz kırıldı. Hepsini zorlukla yeniledik. Moralimiz bozuk ama her şeyin düzeleceğini, sezonun açılmasıyla birlikte biraz da olsa toparlanabileceğimizi umarken ilginç tavırlar ortaya çıkmaya başladı. Biz çamur balçık içinde uğraşırken kapımızın önünden geçenlerden bazıları bize bir “Geçmiş olsun”u çok gördü. Başlarını ters yöne çevirip yollarına devam ettiler. Enteresan tavırlarla karşılaştık. Baştan durumu kavrayamadık ama sonraları durum az da olsa aydınlandı. İşte o zaman anladık “Müjdeler olsundu, aranılan günah keçisi bulunmuştu”. Suçumuz, dükkanımızın Kuleli Çarşı’da bulunmasıydı. Sanki çarşının yapımına biz izin vermiştik ya da biz inşa etmiştik.

SUÇLU BELLİYDİ YIKILMALIYDI

Aşırı yağış tepelerden gümbür gümbür inmişti. Güzelcekoy’daki yol ve köprüler yok olmuştu, Eşelek Köyü’nün içme suyu bağlantısı yok olmuştu. Suçlu belliydi tek başına Kuleli Çarşı’ydı, mutlaka derhal yıkılmalıydı. Dere yolları zaman zaman “Z” zaman zaman da “S” çizerek ilerliyordu, tam da dönemeçlerden birinde olan Çeto’nun Yeri ve yanındaki dükkanlar mahvolmuştu. Suçlu belliydi, Kuleli Çarşı. Çeto’nun yerinden Karadeniz Ticaret’e kadar olan yapılara çamur girmişti, suçlu belliydi Kuleli Çarşı, derhal yıkılmalıydı. Elektrik idaresinin karşısında, marangoz Hasan ustanın işyeri çamur dolmuştu,  suçlu Kuleli Çarşı’ydı, derhal yıkılmalıydı. Sanayi çamur içindeydi, suçlu belliydi Kuleli Çarşı, derhal yıkılmalıydı. Mezbahanın karşı tarafında Nusret beyin bağları mahvolmuş, buradaki yapılar çamur ve taşla dolmuştu, suçlu belliydi Kuleli Çarşı, derhal yıkılmalıydı. Havaalanı sular altında kalmıştı, değerli teçhizatı kullanılamaz hale gelmişti, suçlu belliydi Kuleli Çarşı, derhal yıkılmalıydı.

AMAÇ ÇÖZÜM BULMAK MI, YOKSA…

Hanımlar beyler madem acilen bir günah keçisi bulunmak isteniyordu işte buldunuz. Derhal yıkın. Yok eğer amaç günah keçisi yaratmak  değil de çözüm bulmaksa biraz başınızı kaldırın etrafınıza bakın. Bütün dere yatakları klozetten, lavaboya kadar moloz yığınlarıyla doluydu, dere yatakları içlerinde her türlü pislik ve de büyük ağaçlarla kaplıydı. Aşırı yağış ve de çöpler nedeniyle tüm giderler tıkandı. Ayrıca eğer  Kuleli Çarşı’nın yıkılması tek çözümse yıkılsın. Ancak yöntem bu mu olmalı? Ceplerinde kartları bulunup her ay bunu ATM makinesine takıp, çalışsalar da çalışmasalar da maaşlarını alanlar, ekmeğini çalıştıkları sürece kazananların, kırılgan bir ekonomide, hele hele üretim yapanların halinden hiç anlamazlar. Madem çarşıyı yıkmak istiyorsunuz önce bu çarşıda ekmek parası kazanmaya çalışanlar için yeni bir çarşı yapılması gerektiği kimsenin ve hatta adamızı yönetmeye soyunanların aklına gelmiyor mu? Güney Marmara Kalkınma Ajansı, TKDK gibi kurumlar var. Özellikle Belediyeler, kooperatifler gibi kamu hizmeti sunan yerlere hibe kredi veriyorlar. Böyle bir sel sonrasında hazırlanacak yeni bir çarşı projesine yüzde 80 oranında hibe kredi vereceklerine eminim. Yeter ki günah keçisi yaratmak, kişisel sorunlar dolayısıyla konuya dahil olmayanların hayatını karatmaya, üzmeye, kırmaya çalışmak yerine çözüm üretilmeye çalışılsın. Bu şer o zaman hayırlı bir sonuç çıkarır Gökçeada merkezi mükemmel bir çarşıya kavuşur. NOT: Aranan günah keçisi bulundu, ifadesinin sahibi maalesef ben değil bir dostum. Bu güzel ifadeyi aklıma getirdiği için kendisine çok çok teşekkür ederim. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1282