Bugün: 20.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • HEDEFLERİ AYLIK 3 BİN TON PİSLİĞİ KUZULİMANI’NA TAŞIMAK

HEDEFLERİ AYLIK 3 BİN TON PİSLİĞİ KUZULİMANI’NA TAŞIMAK


Biliyorsunuz geçen yıldan bu yana Gökçeada’mızın Kuzulimanı’nda bir sintine atığı arıtma tesisi kurulması konusunda ciddi girişimlerde bulunulduğunu sık sık yazıyorum. Ve hatta o zamanlar sintinenin ne olduğunu pek çoğumuz bilmiyorduk. Sintinenin gemilerden çıkan her türlü kimyasal ve kir içeren, sıvı atıklar olduğunu yine hep birlikte öğrenmiştik. Sintine konusunda öğrenmelerimiz bir türlü bitmiyor. Örneğin sintine atığı arıtma tesislerinin çevresinin tıpkı kanalizasyon gibi koktuğunu da öğrendik. Geçen belediye başkanımız döneminde nur topu gibi bir sintine tesisine kavuşmamızla ilgili her türlü alt yapının hazırlanmış olduğunu öğrendik. Tüm bunlar çok üzücü ve de Gökçeada gibi tertemiz bir coğrafyaya hiç yakışmıyor. Kendimizi ister adalı hissedelim ister hissetmeyelim mademki bu coğrafyayı paylaşıyoruz, buranın daha iyiye daha güzele ulaşması için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Eğer dikkat ederseniz Gökçeada’da yaşamayan pek çok kişi buranın kirlenmemesi için çok ciddi bir mücadele veriyor. Bu mücadeleye adada yaşayan herkesin dahil olması gerekiyor. Şimdi gelelim sintine ile ilgili son gerçeklere. Şu anda Gökçeada’da sintine tesisi kurmak isteyen şirketin aylık 3 bin ton gibi bir kapasite hedefleri bulunduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. Kuzulimanı’na büyük gemiler yanaşamayacağı için küçük bir çöp gemisi liman açığına gidecekmiş. Küçük gemi büyük gemiye bir boru ile bağlanacakmış. Bu boru aracılığıyla pis suyu alacakmış sonra da gelip Kuzulimanı’na boşaltacakmış. Tüm bunlar Kuzulimanı’nın ölüm fermanı demek. Ancak önemli bir noktayı daha öğrenmiş bulunmaktayım. Öncelikle sintine atığı arıtma tesisi yapmayı planlayan şirketin tüm işlemlerini geçici ruhsat ile sürdürdüğünü öğrendim. Yani ellerinde gerçek bir ruhsat bulunmuyor. Bunun sebebini şöyle açıklayayım; şirket başvurusu üzerine sintine atığı arıtma tesisi yapılması için geçmiş dönem belediye meclis kararı almış. Bu karar karşılığında sintine tesisinin gelirinden Gökçeada Belediyesi’ne de hisse verilmiş. Sintine’nin yapılacağı arazinin mülkiyeti başlangıçta Maliye’ye aitmiş. Bu aşamada geçmiş dönem Gökçeada Belediyesi meclis kararına dayanarak şirket ile sözleşme yapmış. Ancak Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ) dava açarak arazinin kendisine ait olduğunu iddia etmiş ve de davayı kazanmış. Şirket halen eski kararlar ve evraklar üzerinden işlemlerini geçici ruhsatla sürdürüyor. Oysa arazi mülkiyetinin değişmesiyle birlikte alınan meclis kararı da, geçmiş dönem belediyenin şirket ile yapmış olduğu sözleşme de geçersiz olmuş. Dolayısıyla sintineye karşı açılacak dava ile bu tesise dur demek mümkün görünüyor. Ancak Gökçeada kamuoyunun gevşememesi ve de konunun takipçisi olmayı sürdürmesi gerekiyor. Biliyorsunuz ülkemizde çevre felaketleri ile ilgili konularda dirençle karşılaşıldığında konu önce buzdolabına konuyor ardından daha ileri tarihlerde tekrar gündeme geliyor. Aman gözlerimizi kulaklarımızı açık tutalım.

OLUMSUZLUKLAR İÇİNDE BİR OLUMLU HABER

Gökçeada merkezinin durumunu hepimiz biliyoruz. Sel ve deprem sonrasında belli noktalarda ağır hasarlı binalar, asfaltsız ana cadde, mıcır dökülmüş yol kenarları… Temmuz ayına geldik, turizm sezonumuz açıldı diye düşünüyoruz ama ortalık pek bir kendi haline bırakılmış görünüyor. Tüm bunların yanında Ziraat Bankası’nın yeni binasının yeni cephesi insana çölde vaha görmüş hissi yaratıyor. Biliyorsunuz Ziraat Bankası’nın binasının dış cephesi önce tuvalete döşenen karolarla kaplanmıştı. Bu tuvalet kılığı tarzına pek çoğumuz isyan etmiştik. Bu isyana Gökçeada’nın çiçeği burnunda Belediye Başkanı Ünal Çetin de kayıtsız kalmamıştı. Çetin’in yaptığı girişimler sonuç verdi, binanın tuvalet kılığı söküldü şimdi adamızın dokusuna uygun hale geliyor, taşla kaplanıyor. Bence Gökçeadalıların sesine adayı yönetenler kulak verdiklerinde iyi sonuçlara elbirliğiyle ulaşabildiğimizin önemli bir kanıtı bu binadır. Konuyla ilgili daha uzun bir yazı yazmayı planlıyorum ancak büyük bir heyecanla inşaatın tamamlanmasını bekliyorum. Tek anlamadığım Ziraat Bankası inşaatının önündeki yeşil renkli bir hortumdan yaklaşık 2 aydır bileğim kalınlığında tertemiz bir su boşa akıtılıp duruyor. Suyun bu kadar değerli olduğu bir dönemde tonlarca suyun niçin boşa akıtıldığını da ciddi ciddi merak ediyorum. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2163