Bugün: 16.11.2018

Gökçeada’nın Son Hali


Birkaç hafta Gökçeada’dan uzak kaldım. Geleli henüz 24 saat oldu olmadı. Sadece merkeze gidebildim. Gittiğimde de gördüklerime inanamadım. Ben bıraktığımda burası çok daha düzenli görünüyordu. Şimdi biz bize kalınca başka yerlerini bilmem ana Gökçeada merkezi bir kenara sinmiş, kendi kendine ağlıyor gibiydi. Yakın zamanda biliyorsunuz Gökçeada merkezde yapıların üç katlı olmalarının izni çıktı. Çok uzun süredir bu haberin gelmesini bekleyin komşularımızdan bazıları da hemen kolları sıvadı. Merkezin en güzel yerinde bulunan Suluoğlu İş Merkezi de bunlardan bir tanesi. En az on yıldır iki katlı, üçüncü katının demirleri çatısında uzanan yarı sıvanmış, yarı sıvanmamış olarak içler acısı bir vaziyette duruyordu. Nihayet üçüncü kat izni çıkınca, duvarlar örülmeye başlanmış, eksik inşaatın tamamlanması için işe başlanmış. Ancak inşaat merkezde ve de inşaat malzemeleri merkezin tam ortasındaki yolu kaplamış. İnşaat esnasında aşağıya düşebilecek malzemeler için mantolama gibi bir  önlem alınmamış. Geldiğimden beri üç ayrı kişiden, kafasına demir parçası saplanmasından 10-15 cm farkla kurtulabildiklerine dair şikayet işittim. İnşaatın girişinde küçük bir tabela göze çarpıyor; “İnşaata girmek tehlikeli ve yasaktır.” Güzel ve yerinde bir uyarı ancak inşaat tehlikelerine maruz kalma olasılığınız sadece yoldan geçerken bile hayli yüksek. Bir de binanın altında kasap, şarküteri gibi dükkanlar zaten mevcut. E, elbette buradan alışveriş yapmak isteyen adalıların da dükkanlara girmeden alışveriş yapmak gibi bir becerileri yok. Dolayısıyla inşaat ile ilgili tehlikelere maruz kalmamaları imkansız. Esnafa haftalarca dükkanınızı kapatın deme lüksümüz bulunmadığına göre, hem bu dükkanlardan alışveriş yapacak hem de sokaktan geçen adalıların can güvenliği için bir an önce önlem alınması gerekiyor. Benden söylemesi. Yarın öbür gün birimizden birinin başına tatsız bir olay geldiğinde dizimizi dövmektense derhal önlem almak gerek.

BİTMEYEN ÇİLE KABLO DÖŞEME

Gökçeada’nın yol ve kaldırımlarını alt üst eden bir başka konu da elektrik tellerinin yeraltına alınması çalışması. Yazın en kalabalık olduğumuz günlerde bu çalışma yapılıyor ve de adamızda bulunan herkesin sinir sistemi mahvoluyordu. Şimdi ada boşaldı ama yol ve kaldırımların hafriyat alanına dönme şekli halen devam ediyor. Şimdi de çalışma Atatürk caddesinin bir bölümünde devam ediyor. Kaldırım ve de yolun bir bölümü delik deşik. Tamam bitince pek güzel ve emniyetli olacak ama yol üzerindeki taş ve molozların kaldırılma işlemi bir türlü tamamlanmıyor. Kablo çekilmiş. Ancak kaldırım ve yol on gündür berbat bir vaziyette duruyor. Her yağmur yağdığında çamur ve bataklık yığını haline gelen kaldırım adalıları bıktırıyor. Yaz sezonunda açılan çukurlar büyük bir hızla kapatılıyor ve düzenleme yapılıyordu. Ancak şimdi sezon sonunda olduğumuz için herkes ayrı bir rehavete girmiş görünüyor. Oysa biz adalıların da medeni bir ortamda yaşama hakkı bulunuyor. Acaba sesimizi duyan var mı?

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ