Bugün: 20.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • GÖKÇEADA, TRAFİK VE CEZALAR

GÖKÇEADA, TRAFİK VE CEZALAR


Biz Gökçeada’da yaşayanlar olarak trafik ile ilgili pek çok şikayetimiz var. Yaz geldiği zaman adadaki araçların da sayısı hayli çoğalıyor. Doğal olarak ortaya bir karmaşa çıkıyor, kızıyoruz. Geçenlerde başımıza bir olay geldi. Madalyonun diğer yüzünü de gördüm. Ablam yılın yüzde doksanını Gökçeada’da geçiriyor ancak kaydı İstanbul’da. Dolayısıyla resmi evrak yazışmaları da oraya gidiyor. İstanbul’daki adresine resmi bir evrak gidiyor, kendisi evde bulunmadığı için halama tebliğ ediliyor. Halam evrakı açtığında içinde bir adet 77 TL’lik yanlış yere park cezası çıkıyor. Park edilen yer ise merkezdeki dükkanımızın önü. Doğal olarak şaşırıyoruz. Neden? Çünkü zaten kendimizinki de dahil olmak üzere kapımızın önüne araç bırakılmasından hiç hoşlanmıyoruz. Dükkanın önünün kapanması iyi bir fikir değil. Ancak demin de söylediğim gibi burası dükkan. Zaman zaman bu dükkana mal gelmesi gerekiyor, bu malın da indirilmesi gerekiyor. Malzeme indirildikten sonra zaten aracı arka tarafta bir yerlere park ediyoruz. Park esnasında özellikle trafiği aksatmamaya özen gösteriyoruz. Ne yapıyoruz? Aracın neredeyse yüzde 80’ini kaldırımın üzerine alıyoruz. Dolayısıyla trafiği asla engellemiyor ve de bu arada biz de malzeme indirip, dükkan içinde kasaları uygun bir köşeye çekiyoruz, sonrasında da ikimizden biri çıkıp aracı arka sokağa çekiyor. Bu arada o sırada görevli olan polis memuru bu durumu hiç kaçırmıyor ve de kendi kapımızın önünde 77 TL’lik cezayı kesiveriyor. Ablam bilgisini aldığı cezayı ödeyebilmek için internete yansımasını bayağı bir bekliyor, ancak internette göremeyince birlikte Gökçeada Polis Karakolu’na gidiyoruz. Durumu anlatıyoruz. Geçici görevle gelmiş bir memur bey kesilen cezayı bulmaya çalışıyor. Geçici görevle geldiği için dosyalama sistemine doğal olarak hakim değil. Gerçekten yardımcı olmaya uğraşıyor. Evrakları ararken kesilmiş ceza makbuzlarını görüyorum ve de gözlerime inanamıyorum. Tahmini olarak size söyleyebileceğim Gökçeada’da bir yılda yaklaşık 6-7 bin adet trafik cezası kesilmiş. Oradaki memur beylere şöyle diyorum, “Hepimiz trafik keşmekeşinden rahatsızız. Ancak bu adanın bir ekonomisi var. Bu ekonomi de dışarıdan gelen konukları memnun etmeyle doğru orantılı. Ne kadar çok insan adadan memnun ayrılırsa bir sonraki yıl o kadar çok insan gelir. Ona göre de otel, pansiyon, restoran sahipleri ve de diğer esnaf kazanç elde eder. Ancak siz adaya gelenlere habire trafik cezası keserseniz, biz adalılar zor durumdu kalırız.” Memur bey, “Burası yayla mı her isteyen istediği yere park edecek?” diyor. Ben de, “Haklısınız. Ama bir de şöyle düşünün, büyük kentten gelmişler. Oradaki gerçek trafik ve cezalarından biraz uzaklaşmak ve de keyif yapmak için. Belki biraz da bu rahatlıkla trafik kurallarına uymayı unutabiliyorlar. Gemiden inenler zaten adayı bilmediği için bir şişe su almak veya bir bardak çay içmek için yol üstüne park edip, bu ihtiyaçlarını giderebiliyor. Adadan belki memnun ayrılıyor belki ayrılmıyor ancak evine gittiğinde Gökçeada’dan postalanmış trafik cezasını gördüğünde bir daha buraya gelmekle ilgili kararsız kalır” diyorum. Memur beylerden biri “Tıpkı Almanya’dan gelen vatandaşlarımız gibi. Onlar da sınırımızdan girince kafaları karışabiliyor” diyor. Tam da söylemek istediğim noktaya açıklık getirmiş oluyor. Ancak diğer memur bey bize hiç katılmıyor. Kısacası nedenini anlamadığım bir şekilde Gökçeada’da ciddi miktarda trafik cezası kesiliyor. Sanki her ilin, ilçenin bir ceza kotası varmış da bizim de onu doldurmamız gerekiyormuş gibi bir manzara var ortada. Kişisel olarak tatile gittiğim küçük bir yerde, toleranssız olarak derhal trafik cezası uygulanıyorsa oraya tekrar gitmem, çünkü beni gerer. Büyük kentlerde düzeni sağlamak adına kuralların tavizsiz uygulanması beklenebilir ancak tatil yörelerinde insanların huzur beklentisi içinde olduğu unutulmamalı. Bence memur beyler görev yaptıkları yerlerin özelliklerini ve yerel ekonomiyi de gözönüne alarak görevlerini yapmalı. Gökçeada’da kaba hesapla 6 bin kişi yaşıyor. Bunların bin tanesinde araç olsa ve de hepsine ceza kesilmiş olsa, geriye kalan beş-altı bin ceza gelen konuklara kesilmiş oluyor. Bu cezalar konuklara mı yoksa bize mi kesilmiş oluyor bilemiyorum.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2561