Bugün: 26.05.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • GÖKÇEADA MERKEZDE DÜKKAN BULMAK MI YOKSA DEVEYE HENDEK ATLATMAK MI ZOR?

GÖKÇEADA MERKEZDE DÜKKAN BULMAK MI YOKSA DEVEYE HENDEK ATLATMAK MI ZOR?


Az gittik, uz gittik, sokak sokak gezdik ama yok yok yok. Ne mi yok? Gökçeada merkezinde kiralanabilir bir dükkan yok. Herkes konuşuyor, Gökçeada ekonomisi gelişsin. Bunun için turizm çeşitlensin, yeme içme mekanları çoğalsın, alışveriş seçenekleri artırılsın, adamız kendi kendine yeter hale gelsin. Tüm bunlar çok güzel çok güzel de, bunu konuşanlar gelsinler Gökçeada merkezde bir dükkan kiralamaya kalksınlar, görsünler bakalım başlarına neler gelecek. Dükkan sahiplerinin büyük bölümü dükkanlarını İstanbul Etiler’de veya Ankara Kızılay’da zannediyor. Sanki yılın on iki ayı Gökçeada’da iş yapabilen bir esnaf varmış gibi bakıyor dünyaya. Kardeşler, Gökçeadalılar titreyin ve de kendinize gelin, siz bu adaya yılda kaç gün kaç kişi geliyor bilmiyor musunuz? Gökçeada’nın merkezinde ekim, kasım, aralık, ocak, şubat, mart, nisan aylarında kaç kişi dolaşıyor görmüyor musunuz? Geriye kalan 5 ayda insanların 12 aylık para kazanabilmesi mümkün mü? Kiralar 500 TL’den başlıyor, uçuyor, uçuyor, uçuyor. Binlerle ifade ediliyor. Bu kiraları vermek zaten güç bir de bakıyorsunuz kiralanabilecek dükkan bulunmuyor. Gökçeada’ya malzeme getirmek pahalı, işçilik pahalı, dolayısıyla üretim pahalı bir de üstüne dükkan kiraları pahalı. Ondan sonra da bu dükkanlarda satılanların ucuz olması bekleniyor. Böyle bir beceriye sahip dünyada tek bir kişi var mı acaba? Kafana kocaman bir sopayla tüm gücümle vurayım ama senin kafan patlamasın demek kadar saçma bir düşünce. E o zaman dostlar, kardeşler, arkadaşlar biz ne yapacağız? Öncelikle Gökçeada merkezde dükkan sayısının artırılması gerekiyor. Bunu da şahıslardan beklememek lazım. Çünkü onların kiraların nasıl ödeneceğini sorun etmek gibi bir bakış açıları bulunmuyor. Bir an önce yetkili makamların değişik metrekare seçeneklerinde uygun kiralık dükkanlar inşa etmesi gerekiyor. Yoksa böyle giderse adamızda ciddi ciddi iş yapmak isteyenler, kafalarına birer huni geçirip hoplaya zıplaya dolaşmaya başlayacaklar. Hani bir cittaslow vardı, biz de cittaslow kasabalarına dahildik. Bu cittaslow kurallarına göre yerel üreticiler desteklenecekti, bu üreticilere ürünlerini satabilecekleri uygun mekanlar gösterilecekti. Ne oldu? Herkes bir dükkanım olsun bir de kiracım, ardından kiracım bana baksın diye düşünüyor. Yahu devlet bile yetip size bakamazken kiracılar mı yetişecek ve de size bakacak? Biraz insaf, biraz vicdan lütfen…

BEN OYUMU KİME VERECEĞİM?

Hiç kimse kusura bakmasın ben oyumu Gökçeada’yı seven, sahip çıkan, üretenden yana tavır koyan belediye başkan adayına vereceğim. Merkezde tüm yerel üreticilerin faydalanabileceği, değişik seçenekli dükkanlar üreten ve de bu mekanları gerçekten hak edenlere kiraya veren kişiye oyum gidecek. Yoksa yıllar önce kiralamış ancak kirası düşük diye kah depo olarak kullanan, kah üretimle ilişkisi olmayıp da al-sat yapanlara kamu dükkanları kiraya verene oyumu vermeyeceğim. Üretim, üretim, üretim. Eğer üretmezsek gelişemeyiz. Al-sat, parselle-telle çevir-sat yöntemiyle sadece adayı kaybederiz. Üretene ve ürüne sahip çıkan bir başkan adayı arıyorum.

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1718