Bugün: 22.02.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • EY IRKÇI GELDİYSEN TAHTAYA ÜÇ KEZ VUR

EY IRKÇI GELDİYSEN TAHTAYA ÜÇ KEZ VUR


İstanbul gibi büyük bir kentte kimsenin kimseden kolay kolay haberi olmuyor. Konuyu haber yapacak gazete ve televizyonlar da görmezden gelince en korkunç olaylardan bile çok geç haberdar oluyoruz. İstanbul’un bazı semtleri yeni kurulmuş ancak bazı semtlerininse geçmişleri çok eskilere uzanıyor. Samatya da işte böyle geçmişi çok eskilere uzanan bir semt. Yıllar geçip beş, altı ve hatta yedi katlı binalar inşa edildikçe, Samatya elbette yeniyle eski arasında bir görünüme kavuştu. Ancak dikkatle bakıldığında pek çok tarihi çeşme, kilise, cami gözünüze ilişir. Samatya semti, İstanbul’un semtleri arasında pek de gündeme gelmeyen ve hatta hiç de popüler olmayan bir yer. İstanbulluların bir bölümü dahi bu semtin kadim bir geçmişe sahip olduğundan habersizdir. Elbette İstanbul dışında yaşayan biz adalıların da Samatya’dan haberdar olmaması çok doğal. Oysa Samatya’da son zamanlarda yaşananları özellikle biz adalıların çok yakından takip etmesi gerekiyor. Basını dikkatle takip edenler hatırlayacaktır. Samatya’da yalnız yaşayan Ermeni, yaşlı kadınlara yönelik bir süredir saldırılar düzenleniyormuş. Bu saldırılarda bir vatandaşımız hayatını kaybetti, birkaçı da ciddi bir biçimde yaralandı. Bu saldırılardan haberimiz maalesef ABD sayesinde oldu. Bizi haberdar edecek olan haberciler görevlerini yapmadılar, örgütlü bir toplum olmadığımız için de semt sakinleri seslerini bir türlü iç kamuoyuna duyuramadılar. Ancak bu olanları biz duymazken ABD duydu, bizi uyardı, işte tam da bundan sonra konunun ayrıntılarını öğrenme olanağına kavuştuk. Konuyu öğrendik ama canımız da çok sıkıldı. Çünkü biz çok dilli, çok kültürlü, çok dinli bir toplumda yaşıyoruz. Bazı hastalıklar bulaşıcıdır. Irkçılık da çok ciddi bir hastalıktır. Bu aşamadan sonra adamızda çok daha dikkatli ve özenli olmak zorundayız. Birbirimizi incitmeden, karşılıklı olarak değerlerimize saygı göstererek, huzurlu, mutlu ve sağlıklı olarak toplumsal yaşantımızı sürdürebiliriz. Her türlü farklılığı içinde barındıran adamızın ahengi ve saygınlığıyla tüm Türkiye’ye örnek olacağını umuyorum. Bu arada bazı etkili ve de yetkililer basın toplantısı düzenleyerek bu saldırıların araştırıldığını ve de suçların tamamıyla soygun amaçlı işlendiğini açıkladılar. Bu açıklamaya değil ben, değil biz adamızda bol bol bulunan kargalar bile güler. İstanbul’da yaşayan pek çok yalnız ve yaşlı kadın bulunuyor. Onlara ve civarlarında oturan benzer durumdakilere bu saldırılar yapılmazken, Samatya’da ve de sadece yaşlı Ermeni kadınlara yapılan bu saldırılara asla ve asla göz yumulmamalı. Suçlular bir an önce adalete teslim edilmeli ve de en ağır cezayı almalı. Dini veya etnik kökeni nedeniyle komşularımızın maruz kaldığı kötülükleri asla görmezden gelmemeliyiz. Tüm kalbimizle haykırmalıyız “Komşuma dokunma”!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ