Bugün: 16.11.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • DEMİRCİ ÖZKAN’I DUYARSIZLIK MI ÖLDÜRDÜ?

DEMİRCİ ÖZKAN’I DUYARSIZLIK MI ÖLDÜRDÜ?


Nisan ayının gelmesiyle birlikte içimizde yeni umutlar, masmavi bir gökyüzü, pırıl pırıl bahar havası ciğerlerimizde. İlkbaharda, kış boyunca uyuyan doğa uyanır, yeşerir, ardından çiçek açar, meyve verir. Yeşilin en güzeli ilkbaharda olur. Yine böyle güzel bir bahar gününde içimiz yaşama sevinciyle doluyken birden bire gelen acı haberle yıkıldım. Hiç beklemediğim bir anda, “Demirci Özkan öldü” dediler. Duyduğuma inanamadım, tekrar tekrar sordum ama aynı cevabı aldım. Demirci Özkan ustayı uzun süredir tanırdım. Tanıştığımızdan bu yana da demirle ilgili ne işim olsa ona koştum. Bazen işi olmayan angaryalarda bile ona gittim. Hiç hayır demezdi. Elinden gelen her türlü yardımı yapardı. Çok yardımsever ve saygılı bir insandı. Aramızdan ayrılışı beni gerçekten çok üzdü. Ada halkının büyük bölümüyle de arası gayet iyiydi. Hele ki ada hayvanlarıyla mükemmel anlaşırdı. Dükkanının önünde onlarca köpek bakardı ve hepsini çok severdi. Çevresindekilere gösterdiği özeni maalesef kendisine göstermezdi. Bütün gün kir pas içinde çalışırdı. Tam bir emekçiydi. Bileğinin gücüyle para kazanırdı. Uzunca bir süre dükkanında yaşadığını biliyorum. Son zamanlarda evlenmiş ve bir daireye taşınmıştı. Hiç görmediğim, üniversiteye giden bir oğlu vardı. Ondan söz ederken gözleri parlardı. Bildiğim kadarıyla kazandığı paranın büyük bölümünü ona gönderirdi. “Şu çocuk okulu bir bitirse, ben de artık daha az çalışacağım” derdi. Hepimiz gibi bitirilmesi gereken işleri vardı. Maalesef bir türlü bitiremedi. Kendisini en son yerel seçimin yapıldığı gün Yüksek Okul’da gördüm. Selamlaştık, birbirimize hal hatır sorduk. Çok iyi görünmüyordu. Zaten hep bir koşuşturma içinde olduğu için genellikle pek iyi görünmezdi. Yorgun olduğunu düşünmüştüm. Meğerse yorgun değil ölmek üzereymiş. Kendisinden geçmiş zamanda söz ettiğime inanamıyorum. Bir de Özkan’ın soyadını bile bilmediğime… Vefatından sonra Gökçeada Devlet Hastanesi’nin eski Başhekimi Hakan Eyi’nin Facebook’taki paylaşımından öğrendiğim kadarıyla son üç gündür ciddi bir mide ağrısı varmış. Defalarca hastaneye gitmiş. Mide ilacı, ağrı kesici verip her seferinde hastaneden yollamışlar. Sonunda Hakan beyi aramış durumu anlatmış. Hakan bey de kendisine, müdahale edilen mide ağrısının hafiflemeden devam etmesinin mümkün olmadığını, kalple ilgili bir sorun olma ihtimali bulunduğunu söylemiş. Özkan kendisine EKG çekildiğini bir şey çıkmadığını söylemiş. Ancak kalp ile ilgili her sorun EKG ile çıkmayabilirmiş. Hakan bey bazı kan testleri yapılması gerektiğini, Çanakkale’ye geçmesini tavsiye etmiş Ancak saat 18.00’i geçiyormuş ve de gemi yokmuş. Üç gündür hastanenin Çanakkale’ye sevk etmediği Özkan doğal olarak hava ambulansı gibi bir talepte de bulunamamış. Zaten birkaç saat sonra da yarı ölü vaziyette Gökçeada Hastanesi’ne götürülmüş. Canımızı emanet ettiğimiz Gökçeadalı doktorlarımız bu konuda ne düşünüyorlar çok merak ediyorum. Bu, çok ciddi bir ihmal, bu ihmallerin bir sonu gelecek mi yoksa 21. yüzyılda biz hala can çekişerek ortalıkta dolaşıp öldükten sonra hastaneye mi kabul edileceğiz? Hastanemizdeki doktorların meslekleri konusunda daha titiz davranmalarını nasıl sağlayabiliriz? Adamızın atanmış ve de seçilmiş yöneticilerinin bu konuda yapabilecekleri bir şeyler yok mudur acaba? Yoksa Özkan’a karşı takınılan bu duyarsız tavır normal mi karşılanacak? Böyle gelmiş böyle gider diyerek baharı, ardından da yazı lay lay lom mu geçireceğiz? Kışa Allah kerim, ölen ölür kalan sağlar bizim midir?  

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2825