Bugün: 16.11.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • ACİLEN BİR CITTASLOW DÜKKAN ZİNCİRİ KURULMALI

ACİLEN BİR CITTASLOW DÜKKAN ZİNCİRİ KURULMALI


Geçtiğimiz hafta, Türkiye’nin cittaslow başkenti Seferihisar’daydım. Dünyanın tüm cittaslow’larının temsilcileri de oradaydı. Kendi aralarında toplandılar, çeşitli etkinlikler yaptılar. Bu etkinliğin beni ilgilendiren yanıysa Türkiye’deki tüm cittaslow kentlerinin resmi ya da gayrıresmi temsilcileriyle görüşebilmek, bu sakin kentlerin ürünlerine göz atabilmek oldu. Türkiye’deki cittaslow’lar şöyle; İzmir Seferihisar, Muğla Akyaka, Sakarya Taraklı, Aydın Yenipazar, Çanakkale Gökçeada, Isparta Yalvaç, Kırklareli Vize, Ordu Perşembe ve Şanlıurfa`ın Halfeti ilçesi. Bu gezi süresince en çok dikkatimi çeken nokta tüm bu cittaslow yani sakin kent unvanını alan kentlerin cittaslow pazarında teşhire sundukları ürünler oldu. Teşhirde ağırlıklı olarak örgü, oya gibi elişi ürünleri ayrıca tarhana, salça, reçel, pekmez gibi ev yapımı ürünler bulunuyordu. Bu ürünlerin yüzde doksanında ne bir etiket ne de bir üretim izni ibaresi yer alıyordu. Hemen her kentin standında elbette etiketli ürün vardı ama 8-10 üründen sadece bir-iki tanesi yasal üretim iznine tabiydi. Sıra bizim standa geldiğinde ise göğsüm kabardı. Şaraptan zeytinyağına, peynirden sabuna kadar olan ürünler hem yereldi hem de yasal üretim izinleri bulunuyordu. Anlayacağınız yasal yerel üretim anlamında emin olun ki tüm cittaslow kentlerinin çok önündeydik. Gökçeada gerçekten ciddi ve resmi girişimci konusunda çok şanslı. Ancak Gökçeadalı üreticilerin çok önemli bir sorunları var, üstün kaliteli ürünler üretiyorlar ancak hak ettikleri ölçüde ürünlerini dış piyasalara sunamıyorlar. Herkes bireysel olarak çabalıyor. Böyle olunca da sinerji oluşturulamıyor. Herkes küçük küçük Türkiye’nin değişik noktalarında var olmaya çalışıyor. Benim bu konuda iki çok önemli önerim var. Birincisi ne ürettiği hiç önemli değil. Tüm üreticiler bir Gökçeada Üreticiler Birliği kurmalı. Bu birliğin elbette yardıma ihtiyacı olacak. Belediyemizin cittaslow kapsamında bir görevi de yerel üreticiyi kollamak, destek vermek. Gökçeada Belediye Başkanı Yücel Atalay ülke içinde ve dışında pek çok yere gidiyor, bağlantıları oluyor. İşte bu birliğe desteği ürünlerin pazarlanması konusunda verebilir. Başlangıç olarak Seferihisar, Akyaka, Taraklı, Yenipazar, Yalvaç, Vize, Perşembe ve Halfeti belediye başkanlarıyla görüşerek bir cittaslow dükkan zinciri kurulmasına önayak olabilir. Şu anda dokuz tane bulunan Türk cittaslow kentlerinin her birinde belediyeler bir dükkan ayırabilirler. Burada sadece cittaslow kentlerinin ürünleri satılabilir. Hem Türkiye çapında cittaslow kentlerinin bir bağı oluşur hem de yerel üreticilerin markaları tanınma olanağına kavuşur. Böylelikle cittaslow girişimcilerinin de önü açılmış olur. Bir diğer önerimse yine Gökçeada Belediye Başkanı Yücel Atalay’ın başarabileceği bir iş. Seversiniz, sevmezsiniz ancak İstanbul’un Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül kendisine ulaşan makul taleplere olumlu cevap veren başkanlardan biri. İstanbul’un Şişli ilçesi de Gökçeada’da üretilen ürünlerin pazarlanabileceği ideal bir semt. Gökçeada Belediye Başkanı Atalay, Şişli Belediye Başkanı Sarıgül’den makul kiralı bir dükkan istese. Dükkanın adı da mesela Gökçeada Evi olsa. Gökçeada’da üretilen ürünlerin hepsi burada satılsa. Böylelikle tüm Gökçeadalı üreticilere İstanbul kapısı açılmış olsa fena mı olur? Ha derseniz ki üreticilerin derdi para kazanmak. Ben de derim ki, elbette para kazanmak. Ancak Gökçeada’yı temsilen ada dışına çıkıldığında güçlü olmak, bir baskı grubu oluşturmak istiyorsak öncelikle güçlü üreticilere ve birliğe ihtiyaç oluyor. Yoksa tek başına Gökçeada Belediye Başkanı’ndan her yere yetişmesini beklemek en kibar deyişle ayıp, en kaba deyişle de ahmaklık olur.

YİNE SİLAHLI SALDIRI

Geçtiğimiz hafta Dereköy’de inanılmaz bir şey oldu. Anne-kız silahlı saldırıya uğradı. Bildiğim kadarıyla anne vefat etti, kızı ağır yaralı olarak hastanede yatıyor. Anneye rahmet, kızına acil şifalar dilerim. Tetiği çekenin ise yine bir kadın olduğu söyleniyor. Gerçekten adamızda böyle şeyler olduğuna inanamıyorum. Bir kez daha ülkemizde silaha bu kadar kolay ulaşmanın ne kadar kötü sonuçlar ortaya çıkardığı görüldü. Gökçeada da bile cinayet işlenebiliyor. Tekrar söylüyorum, hayır haykırıyorum: BİREYSEL SİLAHLANMAYA HAYIR.

 

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1578