Bugün: 24.05.2018

YAŞASIN CUMHURİYET


Can Yücel’in aşağıdaki şiirini biliyor muydunuz?
Benim de, bir arkadaşım gönderince haberim oldu
 
YAŞASIN CUMHURİYET
 
Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da
Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmiş köy halkı,
"ben kendimi bildim bileli bu böyledir"
Diyor muhtar:
29 Ekim'de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını...
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
Kirvesi tutmuş kolundan
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde bıçağıyla,
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
"Yaşasın Cumhuriyet" diye
Bunun üzerine de ekran karardı
 
Korkarım bu, sade Gölköylülerin değil, umumuzun
Sade küçüklerimizin değil, büyüklerimizin de
Düştüğü bir tarihsel yanılgı
Çünkü sünnet değil, farzdır cumhuriyet
                            CAN YÜCEL
 
 Can Yücel’in şiirine duyarsız kalmak mümkün değil.
Rahmetli üstadın sözü üzerine söz söylemek haddimiz değil
Ama bu sözler karşısında hergelelik yapmamak da mümkün değil
 
Camii imamlarının kadrolu olmadığı
Yani devletten maaş almadığı dönemlerde
İmam ile köylü anlaşır
Hane başı birkaç teneke buğday karşılığı imamlık yaparlardı
Bizim çocukluğumuzda bu işler böyle yürüyordu
Benim köyümde ya da benim bildiğim köylerde,
Köylü sıra ile köy odasına üç öğün yemek gönderirdi
Buna nöbet veya köylü tabiri ile löbet denir
Köyün imamı, öğretmeni, köy korucusu ve varsa misafir
Bu yemeklerle ağırlanırdı
Löbet sırası gelen hane
Böreğinden, tavuğuna, helvasına kadar iyi yemekler yapardı
Malumunuz olduğu üzere imamların iştahı açık olur
Bizim Köyümüzde de manda iştahlı bir imam vardı
Boynu Bitik Ali Hoca
Adamda hiç boyun yok.
Omuzlarının üzerine oturtulmuş kocaman bir baş
İştah desen Çukurovalı Kara Mehmet Pehlivan ile yarışır.
Söz Çukurovalı Kara Mehmet Pehlivana gelmişken 
Onu da tanıtalım da kültürümüze ve milli değerlerimize katkıda bulunmuş olalım
Efendim!
Bu Çukurovalı Kara Mehmet Pehlivandaki iştah mandada bile yok!
Pehlivanlığı, er meydanlarından değil, yemek sofralarından
Somun pehlivanı yani
Kara Mehmet Pehlivan
Fakir ve yetim bir kişidir
Bir gün ağanın sofrasına denk gelir
Maşallah sofrada ne var ne yoksa silip süpürür
Misafirler aç kalmasın diye ağa bir koyun daha kestirir
O bile yetmez.
İki kazan pilav iki güğüm ayran yapılır
Çukurovalı Kara Mehmet Pehlivan onlarında hakkından gelir
Nedense akşam rahatsızlanır
Doktora gider,
Doktor hazımsızlık geçirdiğini söyler ve
“Ne yedin ki bu kadar?” der
Çukurovalı Kara Mehmet Pehlivan şu cevabı verir
 
İki leğen pilav bir yayık ayran
İster yağlı olsun ister yavan
Yanına keseyom iki kilo sovan
Yiyom yiyom doymeyom toktor beğ
 
Yetmeyo üç okka helva
Bi tencere de yaprak sarma
Onu da yedin mi deye heç sorma
Utanıyom deyemeyom toktor beğ
 
Sanırım Çukurovalı Kara Mehmet Pehlivanı tanıtabildim
Konumuza dönersek,
Bizim Boynu Bitik Ali Hocanın da
Çukurovalıdan aşağı kalır yanı yoktur
En önemli özelliği de,
Çanaktaki yemek yarılandığında,
 “Çanağı sıyırmak sünnettir” diyerek
Önüne çekip yemeğin yarısını lüpletmektir
Rahmetlinin sağlığında yemekler yer sofrasında ve tek kaptan yeniliyordu
Biraz ağırdan aldın mı çanakta yemek kalmazdı
Löbet sırası Hacıoğullarında,
Lakabından da anlaşılacağı gibi köyün zenginlerinden
Akşam ezanından sonra köy odasına yemek gelir
Yemekte sadece kuş sütü eksik
Eti, böreği, sarması, hurması her şey var.
Tatlı olarak da bir tepsi Peynir Helvası  
Börekten birkaç kesek alınmış
Peşinden Peynir Helvası gelecek
Börek tepsisini Boynu Bitik Ali Hocanın ününe sürerler,
“Şunu sünnetle hoca” derler.
Hoca tepsiyi alır arkaya koyar,
“Farz varken sünnete bakılmaz” der veee
Farz niyetine, Peynir helvasına yumulur
 
Biz Çanakkaleliler farz varken sünnete bakmayız evvel Allah!
Yeter ki farz bizim önümüze bir gelsin
 
CUMHURİYET BİZİM FARZIMIZDIR
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ