Bugün: 20.08.2018

TÜKETMİYORUZ


Seçimlerden sonra 
TÜKETMİYORUZ diye bir kampanya başlatıldı
Ben de bu kampanyaya canı gönülden katılıyorum
Hem seçim kritiği yapmak hem de TÜKETMİYORUZ kampanyasını 
Anlatabilmek için köyüme gittim  
Eli boş gitmek olmaz 
Daha önceden krizden çıkmak için akıl veren
Fikir büyüklerimin sözleri aklıma geldi 
Hani “Alın verin ekonomiye can verin” gibi bir şeyler söylüyorlardı ya!
İşte o sözlerin neye faydasını var, neye faydası yok  
Köylüme uygulamalı olarak anlatabilmek için Markete gittim 
Yeteri kadar sakız, oyuncak, çiçek alacağım 
Oyuncakların barkotlarına baktım 869 ile başlayan yok 
Malumunuz, Türkiye’de üretilen ürünlerin barkodu 869 ile başlıyor  
Bende Türk işçisi kazansın diye 
Barkodu 869 ile başlayan oyuncak aradım ama bulamadım  
Oyuncaklar hep Çin malı imiş 
Yerlisini bulamazsın dediler 
Hal böyle ise fikir büyüklerimiz niye oyuncak alın derler ki!  
Herhalde Atalarımızın Çin’e yaptırttığı, 
Meşhur Çin Seddi’nin ceremesini biz torunlar ödüyoruz 
Minibüse binerken de Simitçinin sırığına geçirmiş olduğu simitlerin hepsini aldım 
Kendimi krizden çıkış kampanyasına katılmış gibi hissettim 
Ekonomiye yaptığım katkılardan dolayı bayağı gururlandım 
Kriz zamanı olsaydı kesin haberlere çıkardım 
Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanımız bir basın toplantısı yapardı  
“İşte duyarlı bir vatandaşımız, Yaptığımız uyarıları can kulağı ile dinlemiş, 
Yaptığı bu ziyaret alışverişi ile ekonomimizi düzlüğe çıkarttı  
Bundan kelli Ülkemizde krizin sona erdiğini bütün Dünyaya ilan ediyorum
Hayırlı olsun! Bu duyarlı vatandaşımızı da Hükümet olarak 
Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile ödüllendiriyoruz” 
Dediğini duyar gibi oldum  
Birden içimi bir korku kapladı  
Nerden çıktı bu Devlet Üstün Hizmet Madalyası, 
Bu madalyayı alanlar şimdi kodeste yatıyorlar  
Yok yahu, bu madalyayı almak için ne yaptım ki! 
Ama bu devirde durup dururken kucak dolusu 
Sakız, Çiçek, Oyuncak alan adamın da aklından şüphe ederler 
 Bunları düşünürken minibüs köye gelmişti 
Ellerimde poşetler minibüsten indim. 
Yolda karşılaştığım Şaziment ablama bir çiçek verdim elini öptüm 
Karşılaştığım diğer hanımlara da çiçek verdim  
Çocuklara da oyuncakları verdim 
Hepsi sevindi! 
Son kalan çiçeği de yakama takıp köy kahvesini girdim 
-Selamün aleyküm, 
-Aleyküm selam diye selamlaştık 
Kahvede oturanların birer birer hatırını sordum, onlara sakız ikram ettim 
Sakızı alan bir bana birde elindeki sakıza baktı 
Bir şeyler der gibi mırıldandılar 
Yüzlerinden hayal kırıklığına uğradıklarını sezdim 
Televizyonlardaki fikir büyüklerimin sözlerinden 
Aklımda kalanları sıraladım  
-Siz bu sakızı alırsanız, bakkal sakızdan kazandığı para ile 
Akşam evine giderken ekmek alır, fırıncı da kazanır 
Fırıncı kazanınca buğdayı eken de kazanır satan da kazanır  
Ekonomik krizin atlatılması için alın verin ekonomiye can verin dedim  
Güllü Mehmet dayı kaşlarını çattı, 
-Ülen koca adamsın utanmeyon mu bizimlen dalga geçmeye dedi 
Moralim bozuldu, Minibüste ne güzel hayal kuruyordum 
Savunmaya geçtim  
-Bunları ben demiyorum ki, 
Televizyonlarda Kocaman ekonomi Profesörleri söylüyor dedim
Güllü Mehmet dayı 
-De get lan ekunomi der dururlar , bi bok bilselerdi bu hale mi gelirdik
-Ne var halimizde Mehmet dayı dedim 
-Oğlum, parmağını soksan tırnağın uzayacak gader 
Mümbit olan bu topraklarda bizi açlığa mahkum eden 
Senin bu Ekunomislerle Siyasiler değil mi? 
Madem bi boklar biliyolardı da alın tüketin deyceklene, 
Çiftçinin malı neye para etmeyo Una kafa yorsala ya! 
Paramız olsa ne alcemizi biz unnadan eyi biliriz 
Kahvede herkes mırıldanmaya başladı
Anladım ki herkes mutsuz!
Benim de lafı getirmek istediğim nokta burasıydı
Öteki poşetten simitleri çıkardım dağıttım  
Kahveciye de 
-Hasan aga herkese benden çay yap dedim  
Sesleri kesildi 
Siyaset büyüklerimizin  
Halka erzak paketi dağıtmalarının sebebini şimdi anladım  
Kimin aklına geldiyse, aklıyla bin yaşasın 
Simitler yendi 
Köse Üsen dayı 
-Hasan benden de çay yap bakalım dedi  
Üsen dedim ama asıl adı Hüseyin  
İsmet Paşamızın idaresinde tasarrufa alışan halkımız, 
Atatürk’ümüzün bize armağan ettiği 29 harfli alfabemizin 
Harfleri tükenmesin diye alfabeden de tasarruf etmeye başlarlar  
Hüseyin yerine Üsen der böylece üç harf eskimemiş olur 
Üç harf de az değil hani, neredeyse kelimenin yarısı 
Şimdiki çekirge gibi her şeyi tüketenlere duyurulur 
Gerçi gençlerimiz bizlerden daha bilinçli
Onlarda yazışırken selam yerine slm falan diyorlar
Neyse! Köse Üsen dayının çaylarını içerken, 
Nezir dayı laf attı. 
-Söyle bakalım İsmel olum bu gettiklenin kime ne faydası va? 
Bana da harf ziyan olmasın diye İsmel diyorlar  
-Bak bu simit undan yapılır,  üzerine susam üfelenir 
Susam da, un da köylünün üretimi
Bu simitler satılmasa sen nasıl para kazancen dedim 
Bu sözler kaya gibi sağlam geldi bana 
Buna karşı çıkamazlar diye düşünürken, 
Nezir dayı, sakin sakin 
-Bu simit kaç para?   
-Bi lira  
-Biz buydeyi kaça veriyoz biliyon mu? 
-Kaça veriyorsunuz?   
-50-55 kuruşa, simit iki sene önce kaç liraydı?   
-Galiba 50 kuruştu  
-Doğru iki sene önce buydey 50 kuruş simit de 50 kuruştu  
Şimdi de buydey 50 kuruş simit bi lira  
Senin ekunomisle bu duruma ne diyola 
Allah Allah bizim köye üniversite açıldı da benim haberim mi yok  
Köylü diyorum ama söyledikleri laflar 
Çiftli Ramazan pidesi gibi el yakıyor  
-Bizim kabahatimiz yok, girdiler artmış
Ne yapcen Global ekonomi böle bi şey falan dedim 
Herkes bıyık altından gülümsedi  
Baktım kimse ikna olmadı 
-Bakın beni eyi dinlen! Hemen hemen herkesin borcu va
Borcunuzu ödemek için daha ürün almanız gerekir
Unun için de daha çok gübre, daha çok ilaç atmanız ilazım
Bunu yapaasanız üretiminiz arta ama masrafınız da arta
Ürününüz para edese masrafınızı çıkarısınız
Etmezse yandı gülüm keten helva!
Köse Üsen dayı
-Oolum köylünün hangi malı para etti ki, aksine ürün çok diye fiyatı düşüyo!
-Hah işte ürünün fiyatı düşüyo ama masrafınız artmış
O zaman napceniz?
Nezir Dayı
-Bankadan borç alcez!
-Tamam işte! Bankadan borç aldın banka kazandı
İlaç aldın, gübre aldın, mazot aldın bunnarı satanla kazandı
Ama köylü kazanamadı! Üstüne üstlük borçlandı
Aklınızı kullanın tüketmeyin
Traktörünüzü en az kullanın
İlacın en azını kullanın, gübrenin en azını kullanın
Lüzumsuz hiçbir şey almayın
Sadece zorunlu ihtiyaçlarınızı alın
Nezir dayı
-Bilmiş bilmiş annatıyon da borcumuzu nası ödecez cevap ve bakem? 
-Ben de size bi soru sorem de siz cevap verin bakem!
Hepsi bir ağızdan “sor bakalım” dediler 
-Peki bizi bu hale getirenler nasıl oluyor da bu kadar oy alıyo? 
Sizin aklınız bu duruma ne deyo bakem? 
Dedim ve kahveden çıktım. 
Üç gündür köyümden haber alamıyorum. 
Duyduğuma göre TÜKENMİŞLİK sendromu yaşıyorlarmış 
Artık TÜKETMECEZ diyorlarmış
Siz de TÜKETMİYORUZ deyin
Ee haydi!
  
 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1131