Bugün: 20.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • GIDIŞIMLARDA - GÜNCEL SİYASET

GIDIŞIMLARDA - GÜNCEL SİYASET

Ben de bu föter şapka oldukça ben bunun içinden ne numarala çıkarırım, keyfime bakarım
Bizim deliler, şehre inmişler. Tesadüfen karşılaştık. Misafirim olun dedim. Onları AVM ye götürdüm. Bir kafeye oturduk. Tabi bizimkiler oraya kahvehane diyorlar. Birer kahve içelim dedik. Garson "kahvenizi nasıl içersiniz" dedi. Dördümüzde sade dedik. Garson şaşırdı. "Türk kahvesi yok efendim" dedi. Ne var dedim. Saymaya başladı. "espresso, cappuccino, mocha..." Tamam tamam çay ver o zaman. Çay da yok efendim. En sonunda birer maden suyu istedik. 
Deli Ali - Paşaolu buraya bir de kahvehane dünyası diyorlar. Bu dünyada Türklere yer yok mu? 
- Vallahi yok herhalde  dedim. 
Onları AVM ye getirdiğime pişman oldum.  Konuyu değiştirmek için "memleketin bu haline ne diyonuz" dedim
Çatlak Şafak - Bu fetö davasını mı diyon?
- Heee!
- Bak ben sana bi hikaye anletem. Hem de bi çoban hikayesi. Hazır herkes çobanlıktan bahsedekene hikaye de tam yerine denk gelcek.
Kaçık Sadık - Olacak o kadar gibi oldu. Gülüştük.
Çatlak anlatmaya başladı.
Köy ağasının binden fazla koyunu vamış. Bu kadan büyük sürüye bakacak çoban bulmak zordur helbet. Sene sonunda ağaya hesap veriken hep açık verirlemiş. Dolayısıyla çobanla, bir iki seneden fazla durmuyorlamış. En sonnunda bi çoban bulmuş. Çoban pek iddialıymış. Ben sürüyü şöyle güderim, böyle güderim der dururmuş. Ağayla anlaşmışla. Çoban işe başlamış. Kışa girekene ağanın karşısına dikilmiş, bana palto ilazım, çorap ilazım, kulaklı yünden başlık ilazım falan demiş. Ağa eee çoban haklı üşümesin deyip istedikleni vemiş. Kış bitmiş, çoban gene ağanın karşısına dikilmiş, ince göynek ilazım, delikli pabuç ilazım, föter şapka ilazım demiş. 
Ağa unlara da peki demiş ama föter şapkayı anlayamamış. Kendi kendine sorar dururmuş ama bi cevap da bulamazmış. Neyse uzatmayalım, çoban her fırsatta ağadan bi şeyler istemiş. Ağa artık isteklenden bıkmış. 
- Ne istiyosan al bi koyun, şeherde sat parasıynan istedikleni al demiş. Bizim çobanın üzerinden ağanın kontrolu kalkınca, her aklına geldikçe bi koyun tutup satmış kendine bi şeyle almış. Bi de ev bile yaptırmış. Sene sonu iş hesap vermeye gelmiş. Otumuşla ağayla karşılıklı hesaba başlamışla. 
Ağa - Şu bin koyunun hesabını ver bakem. Kaçı yavruladı. şimçik kaç koyunumuz oldu demiş.
Çoban - Ağa yağmur yağdı, gök gürledi, ellisinin ödü patladı, otuzu düşük yaptı, kırkını kurt kaptı, yüz seksenini köpek boğdu, altmışını sattım ihtiyaçlamı aldım, seksenini verdim kasaba, kalanını katma hesaba, beşi öldü işte derisi, şunla da gerisi deyip, ağıldaki uyuz yedi koyunu gösterir. Ağam bu da sana hedayemizdir diyerek bi kase yoğurdu ağanın önüne koyar. Ağa yoğurdu alır çobanın kafasına geçirir. 
Çoban - Hesabı yüzümün akıynan verdim mi ağam?
Ağa - Ülen hayasız! Kurt kaptı, köpek boğdu diyon. Ülen sen bu sürünün başında deyil midin? Sen sürüye nasıl baktın? Nasıl kordun?
-Valla ağam beni de kandırdılar. Ağa - Defol ülen kovdum seni
Çoban - Kovasan kov! Ben de bu föter şapka oldukça ben bunun içinden ne numarala çıkarırım, keyfime bakarım demiş.
Deli Ali - Yani neymiş çobanın kabayati yokmuş. Çobanda numara çokmuş. Tabii yerseniz!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 666