Bugün: 13.11.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • GÖKÇEADA’NIN “ÖZGÜR HAYVANLARI”

GÖKÇEADA’NIN “ÖZGÜR HAYVANLARI”


Öyle sanıyorum ki ülkemizin başka bir coğrafyasında Gökçeada’daki gibi “serbest hayvancılık” kavramı bulunmamaktadır. Belki sadece yaylalardaki hayvanlara “geçici olarak” böylesi bir özgürlük veriliyor olmalı. Sahi nedir bu “serbestlik?..” Gökçeada’ya ilk kez gelenlerin bir türlü “anlam veremedikleri” ortalıkta başıboş dolaşan hayvanlar… Sorarlar: “Bunların sahibi var mı?..”  diye... Hayvanlar öylesine “özgürler” ki, toplu konutların sokak aralarında ve bahçelerinde bile otlanmaktadırlar.

Gökçeada’da uçan yırtıcı kuşlar (atmaca, şahin vs)  dışında, yabani etobur hiçbir hayvan bulunmamaktadır. Yeni doğmuş kuzular için bir tür karga olan kuzgunlar  da tehdit oluşturmaktadır. Yakın geçmişte, bir meslektaşım sansarlar üzerine çalışma yapıyordu. Çalışması kapsamında Gökçeada’nın da belli yerlerine onlarca kapanın yerleştirilmesinde bizzat ben de “rehberlik” etmiştim. Çalışmada bir tane bile sansar bulunamamıştı. Anlaşılacağı üzere Gökçeada, her türlü kültüre edilmiş hayvanın (kümes hayvanları da dahil) herhangi bir  yabani hayvan  tehditi olmadan “rahat rahat”  yaşayabileceği bir coğrafyadır.

İkametini İzmir’e aldırmış bir vatandaş olarak, artık Gökçeada’daki “olayları” basından ve sosyal medyadan izleyebiliyorum. Uğurlu Köyü’ndeki hayvan hırsızlığı olayını duyunca,  konuya değinmek istedim.  Gökçeada’da hayvan hırsızlığının daha ziyade hayvan sahipleri arasında “değiş-tokuş” şeklinde olduğunu duyuyorduk. Doğruluk payı var mıdır, bilemeyiz.  Ama bu kez yapılan hırsızlık “değiş-tokuştan” öte bir durum arz ediyor gibi… Hırsızlığı yapanın etnik kimliğine bakılarak, olayın farklı mecralara çekilmesini önleyen yetkililerin (Sayın Kaymakam ve Sayın Belediye Başkanı) gayretleri takdire değerdir. Elbette ki vatandaşlarımızın da basiretli davranmış olmaları önemlidir.

Yasada hiçbir şekilde yeri olmayan “serbest hayvancılığın” adada düzenlenmesi ve belli alanlarda kontrollü olarak yapılması için Gökçeada İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından çalışmalar yapılıyordu. Söz konusu çalışmaların bir an önce tamamlanıp, başıboş hayvancılıktan oluşan “kaosa” bir son verilmesi gerekmektedir.  Aksi durumda daha çok “hırsızlık olayı” yaşanacaktır. Hayvanlar özgürse, hırsızlar da "özgür olduklarını" (!) düşüneceklerdir. Gökçeada Gazetesi son sayısında konuya çok güzel değinmiş bulunmaktadır.

Konuyla ilgili küçük bir anımı paylaşacak olursam; Gökçeada’ya henüz yerleşmişken,  uzun mesafeli kır yürüyüşlerim (trekking)  sırasında dere-tepe dolaşırken, birkaç kez şahsımın da “hayvan hırsızı” olabileceği düşünülmüştü.  “Nereye gidiyorsun? Burada ne işin var?” gibiler den sorulara muhatap olmuştum.  Sonraları,  sokakta bulup “evlat edindiğimiz dört ayaklı kızımızla” birlikte yürürken  “hırsızlık potansiyelim” daha da artmış oldu (!)

Dışarıdan adaya gelenler için; aman siz siz olun, sevmek için bile koyun- kuzu peşinde koşmayınız.  Ne olur... Ne olmaz (!)

22 Şubat 2013

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ