Bugün: 24.05.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • GÖKÇEADA’DA KEDİ- KÖPEK KATLİAMI

GÖKÇEADA’DA KEDİ- KÖPEK KATLİAMI


Bu haftaya “Adahaber17”  Yayın Yönetmeni Mustafa Tak’ın , Gökçeada’da yapılan “hayvan katliamı” ile ilgili  “haber niteliğindeki” yazısı ile başladık! Evet! Bu önemli bir haberdir ve ihbar kabul edilmelidir.

Kedi ve köpekleri sevmek zorunda değilsiniz! Çevrenizdeki her canlının “etinden, sütünden” yararlanmak zorunda da  değilsiniz!  Size sevin diyen de yok! Bırakın da yaşasınlar! Ne kadar yaşayabiliyorlarsa! Hayvanlar zaten çöp bidonlarından  beslenmeye çalışırlarken…

Bu adada köpekler hiçbir zaman sevilmemiştir.  İstisnaları olmakla birlikte  “İmrozlular” da sevmemiştir.  Elbette ki küçükbaş hayvan sahipleri tarafından beslenen, bakılan  bazı köpekler bulunmaktadır. Çünkü onlar, boyunlarına zincir vurularak tarla ve yol beklemektedirler. Koyunlar bir taraftan diğer tarafa geçmesin diye…

Gökçeada’daki bu katliam karşısında yetkililerin sessiz kalmayacağını; çözüm üreteceklerine inanıyoruz. Hayvan barınağının bir an önce yapılmasını diliyoruz.

Bu vesileyle de; “serbest hayvancılığın, başıboş hayvancılık olmadığını” da hatırlatmak isteriz.

 

Şimdiki yazımda, hayvan katliamıyla ilintili olmayan bazı  küçük alıntıları paylaşmak istedim:

Oyunu Sürdürmek:

İş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının önünden ağır ağır geçen paspal, sevimsiz bir çocuk görürler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar;  'Bakın bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Seyredin şimdi...' Berber çocuğa seslenir: 'Ali, buraya gel!' Bunun üzerine çocuk sakince dükkâna girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce, 'bakın şimdi' diye fısıldar ve bir elinde 5 liralık, diğer elinde 50 liralık bir banknot olduğu halde çocuğa sorar: 'Hangisini istiyorsan alabilirsin? ' Çocuk dalgın dalgın bir 5 liraya bir de 50 liraya bakar ve sonunda 5 liralık banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır. Berber işadamına döner ve gülerek:  'Gördünüz mü? Size söylemiştim.' der. Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali'yi görür. Yanına giderek, neden 50 liralık değil de, 5 liralık banknotu aldığını sorar. Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir:  “Eğer 50 liralığı alırsam… oyun biter!”  Dale Carnegie diyor ki, "Tanrı'nın bile insanlar hakkındaki hükmünü, ömürleri sona erdikten sonra verdiğine inanırken... Biz kim oluyoruz da insanları birkaç kez görmek, iki-üç yazı okumak, birkaç dedikodu dinlemekle yargılama hakkına sahip olabiliyoruz! "

SAHTE DOST; SABUN GİBİDİR…  ELİNİ YÜZÜNÜ TEMİZLER, AYAĞINI KAYDIRIR…”

"İnsanlarla yüz yüze konuşarak her sorunu halledebilirsin;  ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin". P. Neruda

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ