Bugün: 26.05.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • GÖKÇEADA YEREL SEÇİMLERİ ÜZERİNE “SÖYLEŞİ ” - 3

GÖKÇEADA YEREL SEÇİMLERİ ÜZERİNE “SÖYLEŞİ ” - 3


Söyleşiye devam ediyoruz:

Muhabir (M): Hocam, son söyleşimizde “Öküz altında buzağı aranması” üzerinde durmuştun. Konuyu biraz daha açabilir misin?
Ben (B): Evet. Adada da ne yazık ki böylesi bir anlayış var diyebiliriz. Bu anlayışa daha ziyade iskânla yerleştirilmiş vatandaşlarımız da ağırlık kazanıyor gibi. Elbette ki istisnaları vardır. Yerinden yurdundan edilerek adaya yerleştirilen bu insanlarımızın ruh hallerini, beklentilerini anlamamız gerekiyor. 30-40 yıl öncesinin ada koşullarını çoğumuz biliyoruz. Sonradan “adalı olmak” çok kolay bir süreç değil! Gerçek adalı olan Rum vatandaşlarımızın adadaki sıkıntılarını ve yaşadıklarını da unutmamamız gerekiyor. Konu çok derin. Sonuç itibarıyla adada her yönüyle hakim olan “paranoyadan” kurtulmak gerekiyor. Kim niye gelmiş, niye gitmiş… Yunan lobisi…Rum diasporası… vs. vs.  Boşuna enerjimizi tüketmemeliyiz.

M: Hocam, yanılmıyorsam senin adaya gelişinde “konu” olmuştu.
B: Dedim ya! Adaya kim (özgür iradesiyle) gelirse gelsin “konu” olmaktadır. Bunların aşılması gerekiyor. Geldim ve de döndüm! Kimin ne kazandığını ve ne kaybettiğini anlatmaya gerek var mı? 

M: Yerel yönetim, bu konuda ne yapabilir?
 B: Gökçeada henüz tam olarak keşfedilmemiş, her şeye karşın özgün değerlerini (doğal-kültürel) koruyabilmiş bir coğrafya. Bu bağlamda, adanın “geleceğini gören” küçük ya da büyük yatırımcılar için cazip olabilmektedir. Sanmıyorum ki hiçbir yerel yönetici, dışarıdan gelen bu tür talepleri desteklemesin! Ama zaman zaman yatırımcıların “illallah” dediklerini duyuyor ya da tanık oluyoruz. Yerel yönetimlerin desteği önemlidir. Adanın “kendi kendine yetebilmesi için” nüfusun 20 binlere dayanması gerekmektedir. Nüfus artışının “toplu iskânla” sağlanmasının çok sağlıklı bir gelişme olmadığı görülmüştür. Bunun için üniversitenin gelişmesi önemli bir fırsat olarak görülmektedir.  Ama hangi kafayla?..

M: Kafalar da ne var ki?!
B: İşte bütün mesele de bu! Görülmüyor ya da görülmek istenmiyor! “Küçük olsun, benim olsun” anlayışına devam ediliyor.

M: Gökçeada’da öğrencilerin sıkıntılarına değinebilir miyiz?
B: Daha önceki yazılarımdan birisinde (http://www.adahaber17.com/makale/bulent-cihangir---ada-vizoru/gokceadada-universite-ogrencisi-olmak/28.html) değinmiştim. Sorunlar mutlaka artmıştır. Yeni seçilecek yerel yönetimin öğrenci sorunlarını çözme konusunda yapacakları çok önemlidir. Mevcut üniversite yönetimi, ne yazık ki adaya (her anlamda) çok uzak kalmaktadır. Ne yaparsa yerel yönetim yapacaktır. Elbette ki devletten gerekli desteği alarak.

15 Ocak 2014

cihangir.bulent@gmail.com

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2795