Bugün: 26.05.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • GÖKÇEADA UYGULAMALI BİLİMLER YÜKSEKOKULU’NUN “TAŞINMASINA YÖNELİK İMZA KAMPANYASI” ÜZERİNE...

GÖKÇEADA UYGULAMALI BİLİMLER YÜKSEKOKULU’NUN “TAŞINMASINA YÖNELİK İMZA KAMPANYASI” ÜZERİNE...


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin Gökçeada’da bulunan dört yıllık yüksekokulun “taşınması talebiyle”, öğrencilerin başlatmış olduğu anlaşılan “Change.org” internet sayfasında (https://www.change.org/tr/kampanyalar/g%C3%B6k%C3%A7eada-uygulamal%C4%B1-bilimler-y%C3%BCksekokulu-terzio%C4%9Flu-kamp%C3%BCs%C3%BC-ne-ta%C5%9F%C4%B1nmak)  imza kampanyasıyla ilgili olarak, “Karanlık Eller Kim?” başlığıyla haberin yayınlanması üzerine; bazı düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Okulun kısmen de olsa kuruluş aşamasında bulunan; ama bu süreçte hiçbir zaman doğrudan“karar verici” olmayan (daha doğrusu olamayan) bir akademisyen olarak üç yıl bilfiil görev yaptığım kurumdaki gelişmeleri, artık dışarıdan izlemekle yetiniyorum.

Habere konu olan imza kampanyasındaki “taleplerin” her birine ayrı ayrı değinmeden önce; öğrencilerin tercihlerini yaparken Gökçeada’nın bir “ada” olduğunu bilmiyor olmamaları söz konusu olamayacağına göre; ulaşım ve sosyal yaşamla ilgili bazı sıkıntıların varlığını dile getirmelerinin hiçbir dayanağı bulunmamaktadır.

Şimdi dilekçedeki talepleri sırasıyla yorumlayalım:

Dilekçede farklı yazı karakteriyle verilen  İmkanlar ve olanaklar kısıtlı” ifadesi, dilekçenin “konu başlığı” olarak görülmektedir. Aynı anlama gelen “İmkan” ve “olanak” kelimeleri bir arada kullanılarak “yokluğa” vurgu yapılmak istenmiştir! Evet; “olanaklar kısıtlı” ne kelime! Hem de çok çok kısıtlı. Dilekçenin en haklı dayanağını oluşturan bir istem! Zaten başka söze de gerek kalmamaktadır.

Derslikler ve laboratuvar alanlarımız kısıtlı

Dilekçe başlığının farklı bir anlatımı. Bir buçuk derslik ve “sıkış tepiş” sözde iki laboratuar. Çok haklı bir istem!

Maddi sıkıntılarımız daima oluyor, hayat daha da pahalı

Dayanaksız.

Ulaşım sıkıntısı yaşıyoruz.”

Dayanaksız.

Bu binaya sığmamız şuan bile çok zorken, seneye kayıt yaptıracak olan öğrencileri de düşünürsek bu binaya sığmamız imkansız hale gelecek.”

Hangi bina? (!)

Bir evin salonu büyüklüğünde bile olmayan, içerisinde yalnızca 4-5 masa bulunan bir kantine sahibiz. Bu demek oluyor ki kantinimiz bile öğrenci sayısına yetecek ihtiyacı karşılayamıyor.”

Hangi kantin? (!)

Çanakkale merkez kampüsteki imkanlardan yararlanamıyoruz.”

Dayanaksız.

Sosyal yaşam, öğrenci toplulukları, spor alanında ve kültürel alanda büyük eksiklikler var

Kısmen dayanaksız.

Bölümlerimizle ilgili birçok olanak Terzioğlu Kampüsü'nde bulunmaktayken, Gökçeada'da bu imkanların dörtte biri bile yok.”

Dayanaksız.

Bu binada ve ada koşullarında okuyup kendimizi geliştirebilmemiz imkansız

En başta söylemiştim: Gökçeada bir “adadır.” Gene bina mı (!) dediniz? Gerçekten kendinizi geliştirmek istiyor musunuz? Yoksa sadece “not peşinde” misiniz? (Kendini geliştirmek isteyen az sayıda öğrenciyi ayrı tutarak!..)

Çok küçük sınıflarda, araç gereci olmayan laboratuarlarda ders görmek istemiyoruz

Araç-gereç olsa (kısmen var) nereye koyacaksınız?

Terzioğlu Kampüsündeki panellerden, kurslardan, sertifikalı seminerlerden yararlanmak istiyoruz.”

Dayanaksız.

Okulumuzun adı Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu iken neredeyse hiçbir uygulama yapamadan eğitimimizi sürdürmek zorunda kalıyoruz.”

Normal (!) değil mi?

Eskiden sağlık ocağı olan çok küçük bir binada lisans eğitimi almak çok zor oluyor.”

Bina, eskiden sağlık ocağı olmasaydı da “Tapu dairesi” olsaydı; ne değişecekti? (!) Lisans eğitimi almak zor olduğuna göre; ön lisans ya da lisans üstü eğitim için mi uygun olurdu?

Evet! Öğrencilerin en haklı istemlerinden birisi binadır. Asıl önemli sayılabilecek bir diğer eksiklik de “aidiyet duygusudur” Bu duygu; kim ya da kimler de mi eksik? Hala anlaşılmadıysa, zaten yapılabilecek fazla bir “şey” kalmamıştır.

Bu arada haberde geçen “…Öte yandan bir diğer okulumuzda bu türden taleplerin olmaması ise bize manidar gelmektedir…” ifadesi dayanaksızdır. Meslek yüksekokulu ile fakülte “ayarında” olan yüksekokul karıştırılmamalıdır. Aynı familyadan (Rosaceae= Gülgiller) gelen elma ile armudun karıştırılamayacağı gibi…

İmza kampanyasını oluşturan “S.E” rumuzuna da “takılmamak” gerekiyor düşüncesindeyim. Netice de; “En demokratik hak” kullanılmak istenmiştir.

16 Şubat 2013

Yorum yapan "misafire" karşı açıklamalarımdır:

Gökçeada’nın ada olması nedeniyle imkanları kısıtlı ve siz bunu kabul ettiniz çünkü ada olduğunu biliyorsunuz demek saçmalıktır.” Bu şekilde yorum yazan sayın “misafir” ada sözcüğünün kelime anlamını bile bilmiyor olmalı! Yukarıdaki metni yazan şahsım, yorum yapan “misafire” göre “saçmalamış” olabilir! Herkesin “saçmalama özgürlüğü” vardır! Zaten kendisi de bu özgürlüğü kullanmıştır (!) Daha “neler saçmaladığımı” görmesi için, önceki yazılarımı okumasını öneririm. Tabii ki ruhu onca “saçmalığa” dayanabilirse!.. Metni yazan şahsım; kendisine karşı yapılan “saçma sapan uygulamalar” nedeniyle adadan ayrılmış bulunmaktadır. Adadaki her türlü olumsuzluğa (elektrik kesintileri de dahil) karşın, kendisini adaya “adamış veya adamaya çalışmış” ve dört yıllık okulun gelişmesi için; “Boşu boşuna kendisini paralamıştır.” Bu mücadeleyi verirken de yine “saçmalamış” bulunmaktadır. Zaten yaşamı hep “saçma sapan” işler yapmakla geçmiştir(!)

Hazır yorum yapıyorken, yukarıdaki yazımla ilgili olası “yanlış anlamalara” meydan vermemek için bazı açıklamalar getirmek istiyorum: “Maddi sıkıntılar ve hayat pahalılığı” ile ilgili soruna “Dayanaksız” demiştim. Çünkü bu sıkıntılar sadece adaya özgü bir durum değildir. Diğer taraftan ulaşım sıkıntısı elbette yaşanacaktır. Bugünkü ulaşım olanaklarını yetersiz bulanları; çok değil 5 yıl öncesine bir gönderebilsek! “Çanakkale merkez kampüsteki imkanlardan yararlanamıyoruz.” söylemine gelince; Bizler de Çanakkale’deki “imkanlardan” yararlanamıyoruz. “Yararlanmak isteğimiz” bir tam güne mal olmaktadır. “Bölümlerimizle ilgili birçok olanak Terzioğlu Kampüsü'nde bulunmaktayken, Gökçeada'da bu imkanların dörtte biri bile yok” söylemine gelince: Merkez yerleşkedeki imkanlar, diğer ilçelerdeki birimlerde de bulunmamaktadır. Elbette ki “ada faktörü” burada da önemlidir. Yüksekokuldaki sorunlarla ilgili çözümü Rektörlük üretmelidir. Zaten başka bir yol da bulunmamaktadır.  ERASMUS için yabacı dil sınavının Gökçeada’da da yapılabilmesi ve daha bir çok sosyal aktiviteler için… Umarım ki “misafir yorumcuya” derdimi anlatabilmişimdir! Eğer yine “saçmaladığımı düşünüyorsa” yapabileceklerim “anca” bu kadardır(!)

17 Şubat 2013

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ