Bugün: 13.11.2018

GÖKÇEADA GAZETELERİ


Küçük yerleşim alanlarında yerel basının önemini, ancak 3 küsur yıl kesintisiz yaşayabildiğim Gökçeada’da anlamış olduğumu itiraf etmeliyim. Her ne kadar “okuma özürlü” bir toplum olsak da; haftalık ya da aylık çıkan gazetelerin bile küçük toplumlar üzerinde önemli etkileri olabiliyormuş. Kişisel gözlemlerime göre; Gökçeada’nın en uzun soluklu haftalık gazetesi hala yayın hayatında olan, Sayın Bülent AYLI’nın sahibi olduğu “Yeni Gökçeada Gazetesi” olsa gerek! Sayın Naci KAYNAR’ın çıkarttığı aylık “Gizemya Gazetesi” ne yazık ki, ticari yaşamında uğradığı sıkıntılar nedeniyle yakın bir geçmişte kapanmış bulunmaktadır. Hatırladığım kadarıyla birkaç haftalık ömrü olan “Ada Gazetesi” ve bir ilköğretim okulunun çıkarttığı gazete de yayın hayatındaydı.  Şahsımın da üyesi olduğu “Gökçeada Çevre ve Kültür Koruma Derneği”nin bir “gazete girişimi” ise çok kısa bir zaman aralığında “hüsranla” son buldu. Son 2 yıla yakın süredir de, şimdi bu satırları okuduğunuz, Sayın Ali Rıza ORUZBEY’in sahibi olduğu “Ada Haber 17” internet gazetesi (bir dolu eksikliklere rağmen) özveriyle yayın hayatını sürdürmektedir.

Gökçeada’daki gazetelerin durumuyla ilgili olarak, şahsımın doğrudan “odağında” bulunduğu bir konuyu paylaşarak, olayı somuta indirgemek istiyorum: 2009 sonlarında Gökçeada’da yeni açılan dört yıllık yüksekokuldaki kadroya atanma sürecim esnasında, yukarıdaki gazetelerden bir tanesi, daha şahsımı tanımadan aleyhimde propagandaya başlamıştı. Şimdiki satırlara sığmayacak kadar uzun, aslında çok kısa bir hikaye olmasına karşın burada ayrıntılarına girmeyeceğim. Yaşamın tecellisine bakın ki, aleyhimde “abuk-sabuk” yazılar çıkan gazetede 2 yıla yakın “gönüllü köşe yazarlığı” yapmış bulunuyorum. Açık yüreklilikle söylemeliyim ki, gönderdiğim hiçbir yazıyı reddetmeden yayına verdiği için, gazete sahibine huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Aslında neden “o gazetede yazıyorsun” diye çok fazla eleştiri almış olmama karşın, toplumsal sorumluğumu yerine getirmenin önemli bir “aracı” olduğu düşüncesindeydim. Zaten başka (haftalık) basılı gazete de yoktu. Ancak, “Gezi Olayları” sırasında, internette dolaşan bir yazıyı köşemde paylaşmam (şahsıma haber verilmeden) engellenince, gazeteye “eyvallah” demek durumunda kalmıştım.

Şimdi niye bu konuya girdiğimi açıklayayım: Gökçeada Belediyesi’nin resmi internet sitesinde (http://www.gokceada17.net/) “Ada Basın” linkini tıklattığınızda karşınıza sadece “Yeni Gökçeada Gazetesi” çıkmaktadır. Bu satırları okuduğunuz internet gazetesinin linki, yakın bir geçmişte belediyenin sayfasından kaldırılmış bulunmaktadır. Gerekçe öyle sanıyorum ki “muhalif sesin kısılması” için alınmış bir “tedbirdir.” Belediyenin bu tasarrufu, yukarıda şahsımla ilgili verdiğim somut örnekle kıyaslanamayacak bir durumdur. Oysa belediyeler hangi siyasi görüşten olursa olsun, tüm toplumun (ayrımsız) belediyesidir ve de hizmetindedir.

Yerel seçimlere çok kısa bir süre kaldı. Yazılı basının önemine bir kez daha vurgu yaparak; önümüzdeki dönemde hangi siyasi görüş belediye seçimlerini kazanırsa kazansın, herkese ve her kesime eşit mesafede durması samimi duygularımız ve temennimizdir. Şimdiki yönetim yeniden kazansa bile…

3 Ocak 2014
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3661