Bugün: 21.08.2018

BANA GÖKÇEADA’YI ANLAT!..


Tanıtım broşürlerinde ve internet sayfalarında:  “Türkiye’nin en büyük adası… Güneşin en son battığı yer… Su kaynakları bakımından dünyanın dördüncü adası” gibi tanımlamalarla sıklıkla karşılaşırsınız. “Dünyanın suyu bol dördüncü adasından” söz edilirken, ilk üçünü bilen var mı?.. Diye sormak isterim(!)

Ada sözcüğü Latince’de  “izole”  anlamına geliyor olsa da, artık günümüzde adalarda  “izole edilmiş bir yaşamdan” söz edilmemektedir.  Günümüz ulaşım araçları, izolasyon olgusunu ortadan kaldırmış bulunmaktadır. Bu bağlamda, ülkemizin en batısında  “kent yaşamının” bulunduğu 6-7 bin nüfuslu Gökçeada’da artık “ulaşılamaz” bir coğrafya değildir.

Birkaç bildik madde ile Gökçeada’yı anlatacak olursak:

• Doğal güzellikleri: kumullar, kumsallar, sulak alanlar, ormanlar, akarsular, şelaleler, değişik formda plajlar... (kumsal, çakıl vs)

• Her zaman dalgasız plaj keyfi… (Kuzey rüzgarında Güney kıyıları; ya da tam tersi)

• Sualtı ve su üstü sportif faaliyet alanları (aletli dalış, rüzgar sörfü )

• Sualtı parkı…

• Denizel biyolojik çeşitliliği…

• Su kaynaklarının zenginliği... (göletler, baraj, pınarlar)

• Yüksek turizm potansiyeli...

• Tarihi dokusu... Arkeolojik kalıntılar...

• Rum Köyleri...

• Dibek kahvesi, sakızlı muhallebisi…

• Günümüz Doğu Ortodoksların Ruhani Lideri Patrik Bartholomeos’un doğduğu yer olması.

• Tepe ya da çukurlarda bulunan şapeller...

Ezan ve Çan sesinin birlikteliği...

• Rüzgar...

• Trekking patikaları... (serbest dolaşan keçi-koyunların oluşturduğu yollar)

• Kontrollü karasal av alanları...

• Organik tarım faaliyetleri...

• Zeytinlikleri...

• Gelişim gösteren bağları... Şarapçılık…

• Bakkaldan alışveriş keyfi...

• Serbest hayvancılık faaliyetleri...

• “İmroz koyunu...”

• Hoşgörü zenginliği...

• Trafik lambalarının bulunmayışı...

• Yöreselliğe önem verilmesi...

• Elbette ki sakinliği...

• Cittaslow unvanı…

ile adayı özetlemek mümkündür.

Elbette ki “Ada” denildiği zaman herhalde ilk akla gelen unsur “balık” olsa gerek! Bir adayı balıktan ayrı düşünmek mümkün müdür? Ama ne yazık ki Gökçeada’yı “balıkla bütünleştirmek” biraz zor görünüyor gibi!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ