Bugün: 15.11.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • HIRSIZLIK REFERANDUMUNU KİM KAZANDI?

HIRSIZLIK REFERANDUMUNU KİM KAZANDI?

Sonuç ortada. Sayısal tablo bir anlam ifade ediyorsa, toplumun yüzde 56’sı dindar maskeli hırsızlığı, zorbalığı reddetti.



Sıradan bir yerel seçim değildi. Yerel seçim olmanın ötesinde referandumdu. İktidar olsun muhalefet olsun, seçim kampanyalarında yerel sorunları değil, hırsızlığı ve yolsuzluğu tartışıyorlar, 30 Mart’a randevu veriyorlardı. Modern Karun, seçimi referanduma dönüştürmekte daha gayretliydi; “Milli irade hırsızlığına karşı İstiklal Mücadelesi” başlattığını söylüyordu.

Hırsızlığın, yolsuzluğun, ahlaksızlığın, zorbalığın, ayrımcılığın referandumuydu. 

Hırsızlığı “günah işleme özgürlüğü” veya havuzda birikeni “muhtaçlara dağıtılmak üzere bağışlanmış zekât parası” aldatmacasıyla meşrulaştırma arsızlığının referandumuydu.

Hırsızlığı “İstiklal mücadelesi” diye örtbas etme utanmazlığının referandumuydu.

Hırsızlığı ve yolsuzluğu gündemden düşürmek, dikkatlerden uzaklaştırabilmek için savaş çıkartmaya yeltenmenin referandumuydu.

Kafa karışıklığı yoktu. Sandıkta yapılacak tercih netti. Ya dindarlığı maske edinmiş hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık, zorbalık, kin ve nefret, etnik, dinsel ve sınıfsal ayrımcılık tercih edilecekti;

Ya da demokrasi, hukuk devleti, eşit yurttaşlık, barış ve ahlak.

***

Referandum, matematik hesabıyla hırsızlar ve zorbalar aleyhine sonuçlandı; ama bu sonuç, muktedirler için yenilgi anlamına gelmiyor ne yazık ki. Ahlaki zeminini yitirmiş siyasetin şartlarında muktedir ve suç ortakları koltuklarında oturmaya devam edecekler.

Elbette dinin ve siyasetin ticarete ve ranta alet edildiği bu devir de sona erecek, Karun ile suç ve servet ortakları müstahak oldukları akıbetten kurtulamayacaklar. 

Ve elbette bu akıbetin çok yakın olduğu umulmamalıdır.

Önümüzdeki dönem: 

1) artan otoriterlik; 
2) artan kutuplaşma; 
3) tüm muhalefete karşı intikam temelli saldırı; 
ve 
4) olası bir savaş. 

Erdoğan, daha da agresifleşecek. Bugün gelinen noktada başka türlü davranması da beklenemez. 

İktidara daha da kıskanç bir şekilde sarılacak çünkü iktidarı kaybetmesinin kendi ve çevresi icin sonuçları çok acı olacaktır. 

Maalesef kısa vadede iyimser olmak çok zor. 

Bu seçimlerin de gösterdiği üzere geçen 11 küsur yılın toplumsal sonuçları çok ağır ve iktidardaki toplumsal projenin karşısında alternatif, toplumun geniş kesimlerinin desteğine sahip bir proje de mevcut degil (Tek istisna Kürtler). 

Önümüzdeki dönemde solun işi çok zor ama vazgeçmiyoruz ve yılmayacagız. 

Bu kavga baskıya, yalana, hırsızlığa, sömürüye karşı, özgürlük kavgasıdır.


01.04.2014
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1288