Bugün: 25.05.2018

BÜLENT CİHANGİR


  Elim klavyeye bir haftadır geldi geldi gitti.Bir türlü yazamadım içimdekileri. Çok ama çok   üzgünüm. Adaya geldiğimden beri belki beni üzen tek şeydi başıma gelen. Benim değer  yargılarıma uymayan tek konuydu dostumun başından geçenler. Anlaşılması zordu. Nedenini hiç bulamadım olanların. O  artık aramızda yok, İzmir'e gitti. Bundan böyle çok sevdiği Gökçeada'sına  misafir olarak gelecek. Terketmeyen Ada sevdasıyla, Ada'ya geldiğinde biz ona hasretle sarılacağız uzun uzun...
 
   Anladınız siz onun kim olduğunu... çooook sevgili dostum Bülent Cihangir.  Kendisine minnacık huzurun çok görüldüğü, Gökçeada Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Cihangir, bir hafta önce adadan ayrıldı. Aslında ayırdılar. Bu konuyu deşmek istemiyorum, çünkü adalılar her şeyi biliyor zaten.
 
   Çok sevdiği Ada'yı, okulunu, öğrencilerini, köpeğini ve en büyük aşkı Doç. Dr. Herdem Cihangir'i Gökçeada'lılara emanet ederek izmire gitti. Bundan  böyle artık İzmir'de yaşayacak. İzmir'de Ada'yı yaşayacak. 
 
   Farkındamısınız bilmem, cümleleri bir yere getiriyorum, ama gerisini getiremiyorum. Hani boğazımda düğümleniyor derler ya...işte öyle. Sanki devamında isyan edip birilerine çatacakmışım gibi oluyorum, kendimi frenliyorum.
 
   Geçenlerde sevgili dostum, yazarımız Nuray Mestçi, bazı adalıların  Gestaş'la ( Gökçeada'ya ve gökçeada'lılara taş gibi GESTAŞ haberiyle ) ilgili düncelerini çok tepkili bulmuştu. Haklıydı. Ama aldatılan, yanıltılan insanların tepkileri ne yazık ki farklı oluyor. Ben dostumu dinleyip üzüntümü sağa sola saldırarak hafifletmeye çalışmayacağım. Zaten Bülent kardeşim başından geçenleri bizim kalemlerimize hiç emanet etmedi. Bu konularda hep bizi dizginledi. Nezaketi ve inceliği mantıklıydı, koruyucuydu. Geleceği zedeleyecek herşeyden uzak kalırdı. Ben de ona uymak istiyorum.
 
   Ben kendisini iki yıldır gıyaben tanıyorum. Ada'yı birazcık da ondan  öğrendim. Ada'ya olan sevgimi geliştirenlerdendi. Altı aydır da yakından  tanıyorum. Gazetenin bu günlere ilkeli gelmesindeki payı, kendisine şükran duyulacak denli büyüktür. Hayatımda tanır tanımaz hızla sevebildiğim nadir  insanlardan biridir. Kızgınlığım belki de bu ayrılığın yamanlığından, belki de  gereksiz zorluğundandır. Neyse, kişiselleştirmek istemiyorum.
 
   Ama yine de kıssadan hisse diye, izninizle birazcık dokunmak istiyorum.
 
   ÖĞRETİM ÜYESİ OLARAK PROF.DR. BÜLENT CİHANGİR : 
 
- Kendi siyasi fikirlerini empoze etmeyen, tarafsız, her düşünceye saygılı,öğrenciler arasında  hiçbir ayrım yapmayan, eşit davranan... 
- Öğrencinin sorunlarını dinleyen ve çözüm üreten, onların sosyal   faaliyetlerine katılan,ders dışında da onlarla ilgilenen, onlara anne-baba,   kardeş, dost gibi yaklaşan, onların isimlerini bilen... 
- Öğrenciyi küçümsemeyen,  hor görmeyen, sınıfta küçük düşürmeyen,   rahat soru sorulabilen  kendisiyle rahat konuşulabilen... 
- Kişilikli, idealist, temiz ve şık giyinen, giyimine ve davranışlarına çok dikkat  eden, "örnek", dürüst, güvenilir, sosyal kişilik sahibi...  
- Güler yüzlü, yumuşak, sakin, alçakgönüllü, mütevazi, samimi, candan... 
- Öğrenciye baskı yapmayan, güven duyulan, rahat kişilikli, iyimser... 
- Öğrenciye karşı hoşgörülü, sevgiyle yaklaşan, sevecen, ona saygı duyan... 
- Nazik, öğrenci ile arasına tatlı bir mesafe koyan, sert ve kırıcı olmayan,   hakaret etmeyen,  kibirli davranmayan...Kişilikli örnek BİRİYDİ 
 
   ÇOMÜ REKTÖR'Ü ve UBYO MÜDÜRÜ SİZ,
 
- Neden öğrencilerini böyle bir hocadan mahrum ettiniz ?..
- Bu nitelikte çok mu öğretim üyeniz vardı ?..
- Taşımalı öğrenciyi bilirdik de taşımalı öğretim üyesi ile öğretim görevlilerini sizden   öğrenmedik mi ?...
- İki bölüm başkanıydınız, cittaslow sayesinde yurtdışından gelmezdiniz,   neredeyse astlarını başına amir yaptınız, O yinede Ada'da yani okulunda   kalmak istemesine rağmen hiç çaba göstermeyip, adeta gitmesi için çanak  tutmadınız mı ?...  
- Yoksa, siz burayı yolgeçen hanı gibi görüp, Onun adada ikamet eden örnek  hali zorunuza mı gitti ?..
- Ama merak etmeyin o yine adalı...Kaygınız bol olsun...
 
   ÖĞRETİM ÜYESİ OLARAK PROF.DR. BÜLENT CİHANGİR :
 
- Branşında iyi, konusuna ve dersine hakim, iyi bir bilim adamı, araştırmacı, derse hazır gelen,  yabancı dil bilen, bilgi ile otorite kuran...  
- Konusunu öğrenciye anlatabilen, pedagojik formasyona sahip, derse ve konuya uygun  yöntem seçebilen, ders araçlarını kendi aracıyla taşıyan... 
- Değerlendirmede objektif, öğrenciye hak ettiği notu veren, öğrencileri not ile   tehdit etmeyen,  notu bir silah olarak kullanmayan... 
- Öğrenci psikolojisinden anlayan, onu sınav stresine sokmayan...  
- Öğrenciyi sıkmadan dersi sohbet tarzında anlatan, espri yapan, dersi çekici   hale getiren,0 derse katılım sağlayan... 
- Türkçesi mükemmel, hitabeti güzel, dili ve ses tonunu etkili kullanan... 
- Öğrencileri tanıyan ve dersi öğrenci seviyesine indirerek anlatan... 
- Öğrencileri araştırmaya sevk eden... 
- Dersi somut anlatan, teorinin yanında pratik uygulamaları da veren... 
- Derste güncel sorunları konuşan, dersi güncelleştiren...Nitelikli, örnek EĞİTİMCİYDİ...
 
   DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ REKTÖR'Ü ve FAKÜLTE DEKAN'I SİZ ,
 
   Lisanslarını Ege Üniversitesinde, Doktorasını Dokuz Eylül Üniversitesinde  yapan, İzmir'i çok seven, idealist, onurlu bir eğitimciyi kazandınız. Ama  merak etmeyin o yine de Ada'lı...Işığınız bol olsun...
 
 
 
  • PAYLAŞ