Bugün: 22.09.2018

TÜRKİYE'NİN ESKİMEYEN GÜNDEMİ: YOLSUZLUK

TÜRKİYE'NİN ESKİMEYEN GÜNDEMİ: YOLSUZLUK
Türkiye’de belediyeler ve hükümetlerin yolsuzluk iddiaları gündeme geldiğinde halkın önemli bir bölümü duyarsız bir yaklaşım sergiler. İş adamlarının yüzde 46’sı yolsuzlukların devam edeceğine inanıyor.19.01.2015 00:00


İşte bu yaklaşım, halkın yöneticilere yolsuzluk yapma hakkı tanıdığının önemli bir göstergesi.

“Benim vergim” bilinci ve takibi henüz topluma tam olarak yerleşmediği için yöneticiler de kamu ihaleleri dahil birçok uygulamada rahat( !) hareket edebiliyor.

Vatandaşın “tepkisiz” hale getirilmesi bugünün olayı değil. Geçmiş dönem iktidarlarının payı büyük. Çünkü halkın bilinçaltında hortumlanan bankalar, hayali ihracatlar, vurgunlar var. Yol, köprü, tünel, kaldırım yapanların aynı zamanda yolsuzluk yapmaları bir “hak” gibi görülüyor. Böylesine “anlayışlı” bir halkı var Türkiye’nin!

Vatandaşın “anlayışlı” hale getirilmesinde seçim dönemlerinde artan paketler dolusu gıda ve kömür yardımlarının da etkisi büyük. Ayni ve nakdi yardımların gölgesindeki seçimlerde iktidarlar değişmiyor, muhalefet gelişmiyor.

Türkiye’de siyaset sosyolojisini iyi bilenler, seçim dönemlerinde dağıtılan her şeyin bir karşılığı olduğunu görüyor.

Genç Parti’nin 3 Kasım 2002 kampanyasında döner-ayran dağıtarak yüzde 7.25 oy aldığı hala unutulmadı.

Vatandaş hangi partinin kendisine ne verdiğine, vereceğine bakıyor. Paketler üzerine kurulu bir siyaset yürütülüyor. Bu konuda değiştirilmesi zor bir “bağımlılık” oluştuğu söylenebilir.

Paketlerin, kutuların içerisinden bazen pirinç, un, şeker, nohut çıkıyor, bazen de dolar!

Nitekim 17-25 Aralık 2013 soruşturma sürecinde ayakkabı kutularından milyon dolarlar çıktı. Bazı Bakanların çocukları ve bürokratlar gözaltına alındı. Ancak rüşvet iddialarından birkaç ay sonra 30 Mart 2014 yerel seçimleri yapıldı ve iktidardaki Ak Parti, oylarını bir önceki seçime göre 5 puan artırarak yüzde 44.19’a yükseltti. En yakın rakibi CHP, oylarını yükseltmekle birlikte yüzde 28.66’da kaldı. 

Bir kez daha görüldü ki, “yolsuzluk ve rüşvet” gibi suçlamaların halk nezdinde bir karşılığı yok.

Ama iddialar Türkiye’nin dünyadaki imajını süratle bozuyor. Uluslar arası Şeffaflık Örgütü’nün (Transparency International) 2014 Yolsuzluk Algı Endeksi yayınlandı ve Türkiye geçen yıla göre yolsuzluk konusunda tam 11 basamak geriye düştü. Örgütün Avrupa ve Orta Asya Direktörü Anne Koch, Türkiye’nin dünyadaki 175 ülke arasında 53. sıradan 64. sıraya gerilemesinin 17 Aralık operasyonundan kaynaklandığını söyledi. Koch “Ayakkabı kutularındaki milyonlarca dolar para, bakanların kovulması ya da ayrılması, çok sayıda tutuklama, yolsuzlukla ilgili haberlerde ilk sıraları aldı” dedi. Ortadoğu ve Afrika’daki bazı ülkelerin Türkiye’den daha iyi durumda olduğu bildirildi. 

Uluslar arası Şeffaflık Örgütü Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Oya Özarslan, Türkiye’de her 5 kişiden 1’inin kamu hizmetlerinden yararlanmak için rüşvet verdiğini söyledi. 

Sadece Uluslar arası Şeffaflık Örgütü değil, Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) da kısa bir süre önce “Yolsuzluk” raporu yayınladı. Toplam 801 işadamı ile görüşülerek gerçekleştiren araştırmaya göre, işadamlarının yarısı “Türkiye’de yolsuzluk vardır” derken, yüzde 46’sı da yolsuzluğun artacağı yönünde beklenti içerisinde olduğunu bildirdi. 

TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, araştırma sonucunun büyük ölçüde bekledikleri gibi çıktığını belirterek “Türkiye’de yolsuzluk var ve yolsuzluk algısı artma eğiliminde” dedi. Dinçer, yolsuzlukların iş yapma maliyetini yüzde 10 artırdığını vurguladı. 

Yolsuzluk soruşturmasına yayın yasağı

17-25 Aralık sürecindeki yolsuzluk ve rüşvet iddialarını araştırmak için TBMM’de bir soruşturma komisyonu kuruldu. İddiaların odağındaki İranlı işadamı Reza Zerrab ile bazı Bakan ve bürokratların ifadesine başvuruldu. Ancak şimdiye kadar Meclis Soruşturma Komisyonlarında elde edilen bilgiler basınla paylaşılırken, bu kez TBMM Başkanlığı 21 Kasım 2014’te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı göndererek, soruşturmayla ilgili basın ve yayın organlarına yayın yasağı konulmasını istedi. Aynı gün Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından talep kabul edildi ve yayın yasağı getirildi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Partili TBMM Başkanını sert bir şekilde eleştirdi: “Ne zamandan beri TBMM hırsızların hamisi konumuna geldi Sayın Cemil Çiçek? Senin görevin TBMM’nin itibarını korumaktır. Yayın yasağı getirerek kimlere arka çıkıyorsun?” 

Cemil Çiçek başvuruyu TBMM Başkanlığının değil, Komisyon Başkanı Hakkı Köylü’nün yaptığını açıkladı. Bunun üzerine CHP, tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle Ak Partili Başkan Hakkı Köylü’nün komisyondan alınması için TBMM Başkanlığına başvurdu. Ancak başvuru işleme konulmadı.

       

Şu anda soruşturma yürütülüyor, ama komisyondan vatandaşa herhangi bir bilgi aktarılamıyor. Gerçi bilgi aktarılsa da Meclis’ten Bakanların yargılanmasını sağlayacak bir sonuç çıkması beklenmiyor. Çünkü komisyon raporları Meclis Genel Kurulunda oylanıyor. 550 sandalyeli TBMM’de Ak Parti 312 milletvekili ile çoğunluğa sahip olduğu için, oylamada Bakanları Yüce Divan’a gönderecek bir sonucun çıkması mümkün görünmüyor.

Özetle Türkiye’de dün yolsuzluk iddiaları vardı. Bugün de var. İşadamları yarın da yolsuzluğun devam edeceğini düşünüyor.

Çünkü niteliği ve boyutu değişse de yolsuzluk Türkiye’nin değişmeyen tek gündem maddesi olarak kalmaya devam ediyor…


www.adahaber17.com
Ada Belleği


Etiketler: türkiyede yolsuzluk

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir