Bugün: 24.09.2018

BİR ADA GEZİSİ- GÖKÇEADA

BİR ADA GEZİSİ- GÖKÇEADA
Ç-17 Troya Doğa ve Yürüyüş Sporları Gurubu olarak Yaklaşık elli kişilik bir gurupla Gökçeadayı gezdik Doğayı ve tarihi yaşadık 07.08.2017 19:41


BİR ADA GEZİSİ - GÖKÇEDA
 

Neresine baksam memleketimin.Tarih fışkırıyor toprağından. Sevgi  kokuyor 

havası. Bir yanımız Kazdağları. Bir yanımız Truva. Hemen yanında Kumkale 

yakınındaki, Kumtepe – Beşiktepe kültürü. 

Taa M.Ö 5000 yıllıra dayanan yerleşim yerleri. Neolitik çağ kalıntıları . Nedir 
bu Neolitik çağ derseniz? İnsanoğlunun ilk yerleşik hayata geçtiği çağ.
Daha açıkçası insanoğlunun bitkileri ve hayvanları evcilleştirip, göçebelikten 

kurtulduğu çağ. Dünyadaki evcil bitki ve hayvan türlerinin, büyük 
bir çoğunluğunun anavatanı, Anadolunun da içinde olduğu Altın Hilal bölgesidir. 

Anadolu Neolitik çağı M.Ö 6500 yılarına dayanıyor. Bu çağlarda Gökçeada 
da yerleşim olduğu saptanmış. Yani günümüzden 8500 yıl kadar öncesinde, 
bu adaya İmbrosa da, eski adıyla İmroz da yani Gökçeada da ilk yerleşim 

başlamış. Dünyadaki tatlı su kaynakları bakımından en zengin dört 
adadan biri Görçeada. Onun için insanoğlunun, yerleşim için tercih ettiği yer 

olmuş. Arkeologların çalışmaları devam ediyor. Detaylı bilgiler henüz yok. Ama 

bir tarih var. Doğa var. 

Gökçeada sadece deniz değil dedik. Biz de Ç-17 Troya Doğa ve 
Yürüyüş Sporları Gurubu olarak. Yaklaşık elli kişilik bir gurupla Gökçeadayı 

gezdik. Doğayı ve tarihi yaşadık. Misal Kaya mezarı gördünüz mü? Biz gördük. 

Kent müzesini gördük Doğa güzellikleri içinde de, az zamanda olsa nefes aldık. 

O güzellikleri içimize sindirdik. Kefalosta çamur banyosu yaptık Tuz gölünde 

ayaklarımız yanana kadar gezindik. Belki de sörf yapılan tek yerdir burası. Bir 

adada sörf yapanları seyrettik.

Laz koyunda denize girdik. Tertemiz suyu var. Al bir tencereye kaynat 

makarna haşla. Tuzu hazır. O kadar temiz yani...

Saklı limandaki manzarayı gördük. Hemen yanındaki İnce burun Türkiye’nin en 

batısı. 

Dereköy de, geri dönen Rumlar, ayrı bir renk katmışlar adaya. Tepeköy de 

aynı şekilde. Kiliseler açılmış. Dinimizin istediği hoşgörü yaşıyor buralarda. 

Zeytinli köyde dibek kahvesi içmek apayrı bir zevk veriyor insana. 
Yeşil ev'de dondurmalı muhallebi yediniz mi? Yeşil Ev'in terasında bahçesinde 

yerken içerken huzuru da hissedeceksiniz.

Tepeköy Çınarlıdaki manzara bir başka güzel. Semadirek adasını 

görüyorsunuz. 

Hele ki Marmaros şelalesi! Siz, bir adada Şelale olduğunu duydunuz mu? Hem 

de 38 metre yüksekten akan bir şelale. Gökçeda da var. Gidip görmek lazım. 

Biz gördük.

İki gün adayı soluduk. Ne yazık ki her güzel şey gibi bu gezi de bitti. Ömür bile 

bitiyor. Ama günlerimizi güzel geçirmek İnsanın ömrüne ömür katıyor. 

Biz de güzel insanlarla, güzel iki gün geçirdik. Ömrümüzü uzattık. Katılımları ile 

bize bu güzellikleri yaşatan, Ç-17 Troya Doğa ve Yürüyüş 
Sporları Gurubu üyelerine ve de illa ki, bizim için büyük fedakârlıklarda bulunan, 

Başkanımız Zeki Keçeci Beyefendiye, Sevinç Keçeci Hanımefendiye Teşekkür 

ediyoruz.


İsmail ÖREN

Diğer EĞİTİM&KÜLTÜR haberleri

  • PAYLAŞ

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir